|
|
|
|
Furkan Dergisi |
|

Muzaffer Doğan:
"Üstad'ı En İyi
Anlayan Mirzabeyoğlu'dur."
MUZAFFER DOĞAN:
Üstad 1940’lı yıllardan başlayarak vefatına kadar mücadele verdi.
Esseyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri’ni tanıdığı sene 1934. Üstad
1904 doğumlu olduğuna göre bir çok kitapta bir çok antolojide 1905
diye yazıyorlar ısrarla. Birilerinin ikaz etmelerine rağmen. Bizzat
Üstad kendi hatıratında 1904’lü olduğunu ısrarla söylemesine rağmen,
ısrarla 1905 doğumlu olduğunu söylüyorlar. Halbuki Üstad 1904
doğumludur, Efendi Hazretlerini tanıdığı sene 1934 olduğuna göre, 30
yıl.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Hayreddin
Soykan |
|

BÜYÜK DOĞU VE İBDA "MİMARLARI"
ÇEVRESİNDE
Mimar, çoğu
nazarında, içinde oturulacak yahut çalışılacak bir bina yapan
sanatçı veya profesyonel meslek sahibi kişidir. Oysa mimar, yalnızca
“bina” yapan değil, belki tüm bir kâinat görüşünü yaptığı binaya
yansıtandır ki, bu bakımdan “müstakil bir şey” değil, “her şey
içinde bir şey” yapan kimsedir o. Yaptığı “bir şey”i, “her şey”le
alâkası ve bağlantısı içinde ortaya koyandır. Bu meyanda yine o,
çevresindeki tüm unsurları “bütünün bir parçası” hâlinde görmek ve
göstermek, hem fikrî hem fiilî anlamda böylece “biçimlendirmek”
borcundaki insandır. Zaten bir Müslümanın vazifesi de, dünyayı
“güzelleştirerek” biçimlendirmek ve mamur etmek değil midir?
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
T I P AKTÜEL |
|

İŞKENCE-ZİHİN KONTROLÜ VE TTB
Dr. Nevzat Şipleme
‘Güzel şeyler de oluyor’
dedirtecek gelişmelerden birisi halinde geçtiğimiz günlerde bir
meslek içi eğitimi aldık…
TTB, Sağlık Bakanlığı ve Adalet
Bakanlığının eş güdümü ile ve kıymetli öğretim üyesi Prof. Şebnem
Korur Fincancı hanımefendinin öncülüğünde “işkence” nedir, nasıl
tespit edilir, hekim, savcı ve hakimlerin bu insanlık suçuna yönelik
neler yapabileceği tezi üzerine kurulu, “İstanbul protokolü” adı
verilmiş ve uluslararası kabul görmüş yaklaşımın tanıtılması
merkezli bir eğitim idi.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Selim Gürselgil
|
|

ÖMER HAYYAM'I NASIL
BİLİRDİNİZ?
Ömer Hayyam,
Sultan Sencer’i tedavi edecebilecek derecede iyi bir hekimdi. Aynı
zamanda, Melikşah oğlu Gıyaseddin’in tahsis ettiği büyük maddî
destekle, Doğu’da büyük bir hikmet evi kurulmasının hazırlığı
içindeydi ki, hadiseler buna müsa’de etmedi. Eğer bütün bu maddî ve
manevî servetlerini yele savurup, meyhaneden ve batakhaneden
bahseden mısralar söylemişse, bundan ayyaşlara ne?
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Mustafa Saka |
|

ZİNDANDAN NOTLAR -1-
Hakiki bir aşk,
sadece asil bir kâlbde yerleşmeyi seçer; bencil kâlbleri sevmez.
●
Cehennemin
dokuzuncu ve en kötü katı; Dante, orayı hainlere ayırmış.
●
Bol bol bilgi
toplamalarına mukâbil bakış açısı kazanamayan insanlar var; “bakış”,
sadece fikirler/kavramlar (idealar) yoluyla elde edilir.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Gülçin Şenel |
|

MEŞHUR VE MEÇHUL BİR
MİNYATÜR USTASI: MEHMED SİYAH KALEM
Birkaç yıl evvel
Topkapı Sarayı’ndaki “Fatih Albümü”nde yer alan “Mehmed Siyahkalem”
imzalı minyatürler, “Ben Mehmed Siyahkalem, İnsanlar ve Cinlerin
Ustası” başlığı altında sergilenmişti. Oldukça ilginç ve daha önce
görmediğimiz bir tarzda çizilmiş bu minyatürler, masalsı bir
dünyadan bahsediyor gibi gelmişti bize. Tuhaf yaratıklar, devler,
cinler bir yana, gündelik hayat içindeki insanlar bile gerçeküstü
bir ifadeye sahibmiş gibiydi. O günden beri Mehmed Siyahkalem ile
ilgili rastladığımız her türlü bilgiyi not ediyor ve okuyorduk. O
küçük notlar, Kazım Gökbayrak beyin Baran Dergisi’nin geçen
sayısında Siyahkalem’den bahsetmesi vesilesiyle bu makaleyi
oluşturdu.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Fatih Turplu |
|

TRUMAN SHOW FİLMİ
ÜZERİNE
Bir ada üzerine
baştanbaşa bir film stüdyosu kuruluyor. Öyle bir stüdyo ki bu, ufuk
çizgisi paravan, güneşi projektör, tüm sakinleri oyuncu ve
evlerinden yoluna, herhangi bir kavşağından banyodaki aynasına kadar
her tarafı kameralarla donatılmış.
Bu sahte dekorun
ortasında bir adam: (Truman)…
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
|
BÜYÜK DOĞU OKULU |
 "İdeali
aramayla toprağa bağlanma arasındaki bir berzahta kıvranan
insanoğlunun "oluş" ıstırabını, İslâmın hakikatine nisbetle
heykelleştiren adam!.." S.M.
|
|
İBDA OKULU |
"Nasıl ki doyurulmayan açlık bir müddet sonra,
açlık hissinin iptali ve neticede ölüme yol açıyorsa, okuma ve
fikretme davası için de aynı şeyler sözkonusu. Açlık bir yana, hiç
olmazsa böyle olabilmenin özencinde olsa gençler. İnsan olma özenci."
S.M.
|
|
BAŞYÜCELİK DEVLETİ |
"İslâm
dünyasının bugün derece derece benimsemesi, benimsetmesi ve kavgasını
yapması gereken husus, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nı reddetmek;
bizim için de buna ek olarak Avrupa Ortak Pazarı’na girilmesine
şiddetle karşı çıkmaktır... Bunun, başkasının “ol!” dediği şeye sadece
“olmam!” demekten ibaret aciz bir tavır belirtmemesi için tek tezi de,
bizim “Başyücelik Devleti” modelimizdir; yani, Büyük Doğu-İbda
anlayışının otoritesini benimsemek ve hâkim kılmak!.." S.M. |
|
İBDA KÜTÜBHANESİ
|
|
"İslâm ruhunun eşya ve hadiseler karşısındaki "nasıl" tavrını temsil
eden Büyük Doğu gövdesine mukabil İBDA, onun taşıyıcı niçin
kanatlarıdır, onun içindir, onun gayesidir ve gayesi odur!.."
S.M.
|
|
DİL-FİKİR-ETİMOLOJİ
|
".Dil,
kâinatın plânıdır ve kendi dışında başka bir kâinat ile
değiştirilemez."
N.F.K |
|
KÜLTÜR-İRFAN
|
"Hikmet
planındaki düşünce, hakikatin sürekli hizmetine adanmış olan bir
hizmet türüdür." S.M.
|
|
SANAT-EDEBİYAT
|
|
"Eğer
şuur seviyesinin her değişiminde gerçeklik seviyesinin de değişmesi
ve sanatın "sıradan varoluş"a nisbetle daha yüksek bir varoluşa
karşılık olmasını gözönünde tutarsanız, sanatçı hamurunu veya
çamurunu istediği yerden alabilir, bütün kıymet, ona üflediği ruh ve
nefeste..." S.M.
|
|
KADIN-AŞK-AİLE
|
"Kadın
ve Erkek “insan”ın temsilcileri olarak, kadın ve erkek olma
keyfiyetinin istidadına sahib olarak, bunun gerektirdiği vücut
biçimiyle dünyaya gelir; ve, KADIN ve ERKEK OLUNUR." S.M. |
|
DEVLET-TOPLUM
|
"İslâm'da
devlet, Hakk'ın fertlere biçtiği hakları dağıtmak bakımından kölelerin
en zayıfı, yine Hakk'ın fert üzerindeki haklarını toplamak bakımından
da ağaların en kuvvetlisidir." S.M.
|
|
ŞERİAT-TASAVVUF-HİKMET
|
"İslâmın
dışı Şeriat, içi Tasavvuf... O'nu, kâinatın yüzüsuyu hürmetine
yaratıldığı Allah Sevgilisini, üzerinde bütün hilkat mimârisinin
ışıldadığı bir saray farzedecek olursanız, Şeriat o sarayın dışı,
Tasavvuf da içidir. Bütün ölçüler ve geçitler dışarıda, varış ve
erişler de içeride..."
N.F.K
|
|
FELSEFE
|
"Düşüncenin,
insanlara, yaşamaya başlarken de, ölüme doğru giderken de
söyleyecekleri vardır." S.M. |
|
MİTOLOJİ-DİNLER TARİHİ
|
"...hangi
soydan olursa olsun her türlü hadise, kaba inkar ve kaba kabule
düşmeden ve en hassas imbiklerden süzülmek şartiyle, sadece Şeriat
içinde gerçek yerini, değerini ve hakikatini bulur..." S.M. |
|
İLİM VE FEN
|
"Madde
mevzuunda yalnız tasavvurlar var; yani tarifler, tek kelimeyle
işaretler. Bir süre tariflerine uygun olarak var sayılıyorlar,
ardından bir önceki kavramı yere çalan bir buluş geliyor. Madde mi
değişmiş oluyor, yoksa gerçekliği mi zayıflıyor?" S.M |
|
EHLİ SÜNNET
|
"Güya
İslâm adına çırpıştırılmış fikirlerden kurulu köpek kulübesi cinsinden
uyduruk oluşumlar bir yana, kelimenin gerçek anlamıyla insan ve toplum
meselelerini kuşatıcı İslâmî bir dünya görüşü, ancak "Ehl-i Sünnet"
itikadıyla mümkündür; Büyük Doğu-İbda, bu davanın hem tespitçisi ve
hem de dünyada "İslâm'ı eşya ve hadiselere tatbik" mevzuundaki tek
"sistem" terkibidir!.." S.M. |
|
A
J A N D A |
|

|
|
|
www.ibdayayinlari.com |
|
İBDA YAYINLARI |
|
İsmail Kazım Gürkan Cd. Üretmen Han No: 3/316 Cağaloğlu İstanbul
Tel:
0212-528 33 07
|






|