|
|
|
|
Salih Mirzabeyoğlu |
|

İNSAN
Erkek ve Kadın
Takdim
İnsan, bu meçhul;
meçhul olan, “insanî hakikat” ve ondaki kaderimiz. Kadere değil,
hâlimize şuurumuz olabilir; o da, olduğumuz veya olabilidiğimiz
kadar. “İnsanî hakikat”e nisbetle, erkek veya kadın olabilmenin
şartlarına sahib olarak dünyaya geliyoruz; oalbiliyoruz veya
olamıyoruz. İslâmî mânâda tekâmül, topyekûn varlığın insan için ve
insanda tükenmesi, insanın da Allah’ta tükenişi olarak, insanın
varlıkla Allah arasında BERZAH-KÖPRÜ olmasıdır. Bu mânânın başında,
topyekûn insanlığa BERZAH-KÖPRÜ olan Allah’ın Sevgilisi var; sonra
nebiler ve derece derece insanlık.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Hayreddin Soykan |
|

İnsan:
"Sembolleştiren Hayvan"
Semboller ve
İşaretler
Anlaşmanın iki
temel yoluna temas edilir. İlki, İŞARETLER yoluyla olan ve daha çok
maddî delâletler taşıyan “göstergeler”, yâni “belirticiler”e
dayananlardır ki, bu sahada cüz’î mikyasta ve nitelikleri farklı
dahi olsa, kimi zaman hayvanlarla ortaklığımız sözkonusudur. Yemek
saatinin geldiğini haber veren bir “zil sesi”, hem Pavlov’un
köpekleri, hem de öğle yemeği için teneffüse çıkan küçük talebeler
için, zorlayarak da olsa, bir bakıma ortak bir “işaret” rolü
görebilir.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Mustafa Saka |
|

Üzüntüyü Bırak
Yaşamaya Bak
İnternetten,
televizyondan, gazeteden uzak kaldığım şu bir ay içerisinde, başka
zaman kapağına bakarak bir kenara atacağım kitaplar da okudum.
Bunlardan birisi,
“Başarılı Olmanın Yolları”, “Mutlu Olma Sanatı” tarzı kitaplardan
birine benzeyen, adı onlar gibi sathî bir kitaptı: “Üzüntüyü Bırak
Yaşamaya Bak”...
Yazarı, Dale
Carnegie, 1888’de Missouri Maryville'de fakir bir çiftçinin oğlu
olarak dünyaya geldi. State Teacher's College'de eğitim gördü. Kolej
sonrası ilk işi çiftçilere satış kursu vermekti.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
Sadettin Ustaosmanoğlu |
|

Faydasız İlim
“Bilgi artık
sağaltmıyor. En küçük şaşkınlık belirtisi bile göstermeksizin, olup
bitenlerin kayıtsızca seyrini sağlıyor yalnızca.” (1)
Evet... Bilgi
iyileştirici olmaktan çıkmış. İçi boş bir teneke. Ama; dışı pek
yaldızlı. Kelimelerin sihri de, tenekenin içini doldurmaktan mâdâ,
dışını parlatmaya hamledilmiş. Fiskelerle çıkartılan tın tın
seslerinin de yine yaldızlanarak musiki’ye âlet edildiğine şahit
oluyoruz... İnanmak kelimesi bile inançsızlığa delâlet, inançsızlığa
âlet. Esseyyid Abdülhakim Arvasî Hazretleri’nin; “inan da istersen
bir oduna inan” şeklinde ifade ettiği îman hakîkatindeki derinlik
anlaşılmadığı gibi, aranan da değil.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
FİKRİN F'Sİ |
|

Elif: Gündem Büyük Doğu
Selim Gürselgil
BÜYÜK GEMİYE
HAZIRLIK
Binbir
istikamette seke seke, sağa sola büküle büküle, renkten renge bulana
bulana, hiçbir şeyden habersiz ve insandaki meccânî emniyet ve
bedahet saadeti karşısında şaşkın, hep o BİR etrafında helezonlar
çizen bir hayat…
Namzed ve harb
sınıfları Bahriye Mektebi’nde geçen beş senesi, Necip Fazıl’ı
çocukluğunun son basamaklarından alıp, delikanlılığının ilk
basamaklarına çekici nazik devre…
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
BARAN Dergisi |
|

Kırgızistan: Altındaki Sır
Dilmurad Abdibâkî YVASEV
1996 yılında,
Albay Akunbayev ve Albay Süleymanov uçakla Azerbaycan’ın başkenti
Bakü şehrine gidiyorduk. Uçakta, Albay Akınbayev ile Albay
Süleymanov bir mevzu üzerinde hararetle konuşuyorlardı. Konuşma
şöyle başladı:
“Hatırlıyor
musun? Bizim Kırgız Bakan Bakayev bugün toplantıda çok düşündü.
Neden olabilir?”
Diye birbirlerine
sorduklarında ikisi de, “ben biliyorum” cevabını verdi. Birisi, “Sen
anlat” deyince, diğeri “olmaz, sen anlat” diyordu.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
FURKAN DERGİSİ |
|

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e
Açık Mektup
TELEGRAM İŞKENCESİNE MÜDAHALE EDİN!
Sayın
Cumhurbaşkanı;
Anayasanın ilgili maddelerinde, Devletin halkının sağlığı ve sıhhati
ile alakalı gerekli tedbirleri alacağı ve buna yönelik tehditleri
yok etmek için faaliyette bulunacağı ifade edilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve
Adalet Bakanlığı koordinasyonunda bunları planlar.
Devamı ve Diğer Yazılar
|
|
|
BÜYÜK DOĞU OKULU |
 "İdeali
aramayla toprağa bağlanma arasındaki bir berzahta kıvranan
insanoğlunun "oluş" ıstırabını, İslâmın hakikatine nisbetle
heykelleştiren adam!.." S.M.
|
|
İBDA OKULU |
"Nasıl ki doyurulmayan açlık bir müddet sonra,
açlık hissinin iptali ve neticede ölüme yol açıyorsa, okuma ve
fikretme davası için de aynı şeyler sözkonusu. Açlık bir yana, hiç
olmazsa böyle olabilmenin özencinde olsa gençler. İnsan olma özenci."
S.M.
|
|
BAŞYÜCELİK DEVLETİ |
"İslâm
dünyasının bugün derece derece benimsemesi, benimsetmesi ve kavgasını
yapması gereken husus, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nı reddetmek;
bizim için de buna ek olarak Avrupa Ortak Pazarı’na girilmesine
şiddetle karşı çıkmaktır... Bunun, başkasının “ol!” dediği şeye sadece
“olmam!” demekten ibaret aciz bir tavır belirtmemesi için tek tezi de,
bizim “Başyücelik Devleti” modelimizdir; yani, Büyük Doğu-İbda
anlayışının otoritesini benimsemek ve hâkim kılmak!.." S.M. |
|
İBDA KÜTÜBHANESİ
|
|
"İslâm ruhunun eşya ve hadiseler karşısındaki "nasıl" tavrını temsil
eden Büyük Doğu gövdesine mukabil İBDA, onun taşıyıcı niçin
kanatlarıdır, onun içindir, onun gayesidir ve gayesi odur!.."
S.M.
|
|
DİL-FİKİR-ETİMOLOJİ
|
".Dil,
kâinatın plânıdır ve kendi dışında başka bir kâinat ile
değiştirilemez."
N.F.K |
|
KÜLTÜR-İRFAN
|
"Hikmet
planındaki düşünce, hakikatin sürekli hizmetine adanmış olan bir
hizmet türüdür." S.M.
|
|
SANAT-EDEBİYAT
|
|
"Eğer
şuur seviyesinin her değişiminde gerçeklik seviyesinin de değişmesi
ve sanatın "sıradan varoluş"a nisbetle daha yüksek bir varoluşa
karşılık olmasını gözönünde tutarsanız, sanatçı hamurunu veya
çamurunu istediği yerden alabilir, bütün kıymet, ona üflediği ruh ve
nefeste..." S.M.
|
|
KADIN-AŞK-AİLE
|
"Kadın
ve Erkek “insan”ın temsilcileri olarak, kadın ve erkek olma
keyfiyetinin istidadına sahib olarak, bunun gerektirdiği vücut
biçimiyle dünyaya gelir; ve, KADIN ve ERKEK OLUNUR." S.M. |
|
DEVLET-TOPLUM
|
"İslâm'da
devlet, Hakk'ın fertlere biçtiği hakları dağıtmak bakımından kölelerin
en zayıfı, yine Hakk'ın fert üzerindeki haklarını toplamak bakımından
da ağaların en kuvvetlisidir." S.M.
|
|
ŞERİAT-TASAVVUF-HİKMET
|
"İslâmın
dışı Şeriat, içi Tasavvuf... O'nu, kâinatın yüzüsuyu hürmetine
yaratıldığı Allah Sevgilisini, üzerinde bütün hilkat mimârisinin
ışıldadığı bir saray farzedecek olursanız, Şeriat o sarayın dışı,
Tasavvuf da içidir. Bütün ölçüler ve geçitler dışarıda, varış ve
erişler de içeride..."
N.F.K
|
|
FELSEFE
|
"Düşüncenin,
insanlara, yaşamaya başlarken de, ölüme doğru giderken de
söyleyecekleri vardır." S.M. |
|
MİTOLOJİ-DİNLER TARİHİ
|
"...hangi
soydan olursa olsun her türlü hadise, kaba inkar ve kaba kabule
düşmeden ve en hassas imbiklerden süzülmek şartiyle, sadece Şeriat
içinde gerçek yerini, değerini ve hakikatini bulur..." S.M. |
|
İLİM VE FEN
|
"Madde
mevzuunda yalnız tasavvurlar var; yani tarifler, tek kelimeyle
işaretler. Bir süre tariflerine uygun olarak var sayılıyorlar,
ardından bir önceki kavramı yere çalan bir buluş geliyor. Madde mi
değişmiş oluyor, yoksa gerçekliği mi zayıflıyor?" S.M |
|
EHLİ SÜNNET
|
"Güya
İslâm adına çırpıştırılmış fikirlerden kurulu köpek kulübesi cinsinden
uyduruk oluşumlar bir yana, kelimenin gerçek anlamıyla insan ve toplum
meselelerini kuşatıcı İslâmî bir dünya görüşü, ancak "Ehl-i Sünnet"
itikadıyla mümkündür; Büyük Doğu-İbda, bu davanın hem tespitçisi ve
hem de dünyada "İslâm'ı eşya ve hadiselere tatbik" mevzuundaki tek
"sistem" terkibidir!.." S.M. |
|
A
J A N D A |
|

|
|
|