ANA SAYFA HABERLER DERGİLER BAYİ ADRESLERİ BİZE YAZIN İRTİBAT
SON HABER:  

28 ŞUBAT YARGILANSINAKADEMYA PANELLERİİBDA KÜLLİYATI İNDEKSLERİKALEMİNDEN MİRZABEYOĞLUKÜRT MESELESİRÖPORTAJLARSÖZ ÇAKAL CARLOSTA

- NECİB FAZIL -- SALİH MİRZABEYOĞLU -ABDÜLHAMİD KOÇAAHMED EYMENAKADEMYAALİ NACARAV. ALİ RIZA YAMANAV. GÜVEN YILMAZAYŞEGÜL AHFABİLGEHAN ERENCOYOTTEDR. NEVZAT ŞİPLEMEFATİH TURPLUGÖKHAN GÜMÜŞGÜLÇİN ŞENELHAKAN YAMANHAYREDDİN SOYKANHÜLYA UYARİKTİBASKÂZIM ALBAYRAKKENAN DURUMAHMUD E. DURUMÜJDE BAYRAMMUSTAFA SEÇKİNEROĞUZ YILDIRIMÖMER EMRE AKCEBEOSMAN AKYILDIZREHA SUVARİREİ TAKAHARARUKİYE AVCIRUKİYE ŞENELSEDAT BULUTSELÇUK ARSLANSELİM GÜRSELGİLSENCER EKİNSEZAİ KIRLANGIÇSİZDEN GELENLERTURAN DEMİRÜMİT ELÖNÜZELİHA KILIÇPARLAR

HABERLER Paylaş
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜM ADRESİ
Eklenme: 2010-11-22

KÜRT MESELESİNİN

‘ÇÖZÜM ADRESİ’

KİTABLAŞTI


Gülçin Şenel

 

“Kürd’ün Kurtuluşu” ifadesini “Türk’ün Kurtuluşu”, “Arab’ın Kurtuluşu”, “Laz’ın Kurtuluşu”ndan ayrı düşünmeyen ve bunu topluluk hâlinde “İnsan’ın Kurtuluşu” olarak gören bir bakış açısını temel alan Sezai Kırlangıç, Kürtlerin tarihteki serüvenlerini Sümerlerden bugüne uzanan bir genişlikte ele alan araştırmasını Artı-Eksi Yayınlarından çıkan KÜRT MİLLÎ ŞUURU VE AHLÂKI –Tarih-Kimlik-Kültür-Ahlâk adlı eseriyle kitablaştırdı.

Baran ve Aylık dergilerinin velûd yazarı Sezai Kırlangıç’ı, diğer çok çeşitli meseleler yanında Kürt meselesi üzerindeki dikkat çekici makalelerinden de tanıyorduk. Bir gün Kırlangıç’ın Kürt meselesi üzerinde “bizim gözümüzle” bir eser kaleme aldığını işittiğimizde doğrusu çok heyecanlandık. Uzunca bir baskıya hazırlık safhasından sonra kitab nihâyet bizlerle buluştu ve Türkiye’de bu mesele üzerine konuşanların görmezden gelemeyeceği yepyeni bir “ufuk” açıldı önümüzde.

Kitabının temel tezi “İnsan’ın Kurtuluşu” olan Sezai Kırlangıç, “Kürd’ün meselesi”ni, Kürt kavminin tarih sahnesine ilk çıktığı günden bugüne uzanan bir zaman ve zemin genişliğinde, dönüm noktası değeri taşıyan tarihî hâdiseler ve seçkin şahsiyetler vesilesiyle, sosyal ve kültürel yönleriyle, diğer benzerlerinden çok farklı bir perspektifle ve İslâmî bir hassasiyetle ele alıyor. Bugüne dek belki hiç bilmediğimiz birçok çarpıcı gerçeği dikkatimize sunması yanında, asıl önemlisi, bizim bakış açımızla “çözümün adresi”ni gösteriyor: Tüm Müslüman kavim ve mahallî kimlikleri bünyesine alan ANADOLU MERKEZLİ “büyük” devlet; BAŞYÜCELİK DEVLETİ.

Kırlangıç’ın kitabında şu konu başlıkları göze çarpıyor:

Kürt Kimliği ve Tarihi, Kürt Kelimesinin Kökeni, Terim olarak Kürdistan, Kürt Kimliği, Kürt Yahudisi Saçmalığı, İslâm’dan Önce Kürt Tarihi, İslâm’dan Sonra Kürt Tarihi, Kürtlerin Kurdukları Devletler, Selahaddin Eyyubî ve Kürtler, Selçuklular ve Kürtler, Osmanlı Döneminde Kürtler, Yavuz Sultan Selim, İdris-i Bitlisî ve Muhteşem Terkip, İslâm İttihadı Dâvâsının Lideri İdris-i Bitlisî Kimdir, Kanunî Dönemi ve Kürtler, 1840 Sonrası Kürtler, Osmanlı Batılılaşması ve Kürtler, Hamidiye Alayları-Kürt Akıncıları, Kürtlerin Kurdukları veya Katıldıkları Cemiyetler, İttihat Terakki Cemiyeti ve Kürtler, I. Dünya Savaşı ve Kürtler, Lozan ve Kürtler, Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler, Türklerin Yönetmediği Bir Türk Devletinin Anadolu’da Kuruluşu ve Kürtler, Anadolu’nun Batılılaştırılması ve Kürtler, Laik-Batıcı İktidarın Kürt Kuşatması, Şark Islahat Planı, İlk İsyanlar ve Katliamlar, Dersim: Bir İsyan mı Yoksa Barbarlık mı?, Irak Kürtleri, Suriye Kürtleri, İran ve Azerbaycan Kürtleri, Sovyet Etkisi ve Mahabad Cumhuriyeti, Kürtlerin Yaşadığı Coğrafya ve Demografik Yapısı, Kürtlerin Yaşadığı Coğrafya, Kürtlerin Yaşadığı Coğrafya ve Nüfus Dağılımı, Yeraltı ve Yerüstü Kaynakları, Kürt Millî Kültürü ve Ahlâkı, Kürtlerin Dini, Kürtlerin Dili, Kürt İlim Hayatı ve Edebiyat Dünyası, Kürt Kültürünün Gelişimi, Kürt Kültürünün Temel Yapı Taşı Medreseler, Kürt Kadın Âlim ve Edebiyatçılar, Kürt Müziği ve Folkloru, Kürt Giysileri ve El Sanatları, Kürt Yemekleri, Kürt Cemiyeti ve Yapısı, Kadın ve Aile, Aşiret ve Sosyal Yapı, Şeyh Said-Genç İsyanı, Yavuz Sultan Selim ve Kürtler, Kürt Siyasî Hareketinin Çıkmazları ve Kürd’ün Kurtuluşu.

240 sayfalık eserinde Sezai Kırlangıç’ın gözlerimizin önüne serdiği belki en çarpıcı nokta, Kürt meselesinin, muhtelif kamplara bölünmüş ve çatışıyor da görünseler, neticede BATICILAR eliyle ve onların siyasî kutublaşması çerçevesinde yürütüldüğünü; dolayısıyla, bu çatışan taraflardan hangisi mücadeleyi kazanırsa kazansın, asıl kazanananın BATI olacağını ve Anadolu insanının daima mağlub olacağını sergilemesi. Her iki hâlde de Batıcılar, BATI adına ancak “bizim için” mücadele maskesi ardında, Anadolu insanının kanını, canını, malını, istikbâlini ziyân ediyor.

Sezai Kırangıç’ın tüm bu çatışmaların ebesi olarak teşhis ettiği “Kemalist inkâr” üzerindeki tenkidleri tek kelimeyle müthiş. İşte kitabtan bir bölüm:

- “1923 yılından sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin “ulus-devlet”çi bir anlayışı benimsemesi ve bu anlayış çerçevesinde, ülkedeki tüm Müslüman azınlıkları Türk olarak kabul etmesi, tabiî olarak bu görüş ışığında yeni bir tarih yazılmasına sebeb olmuştur. Bu tarihte, tarih boyunca Kürdistan diye bir yer olmamıştır ve tarihte Kürtler diye ayrı bir topluluk yoktur. Bu resmî görüş o kadar kabul görmüştür ki, bazı Osmanlı uzmanları bile çıkıp, Osmanlı tarihinde Kürdistan diye bir yerden hiç bahsedilmediğini, Osmanlı’da Kürdistan diye bir eyaletin hiç olmadığını fütursuzca söyleyebilmişlerdir. Hemen hemen her Osmanlı vakanüvisinin kitabında; Naima’da, Evliya Çelebi’de, Kâtib Çelebi’de bu tabire rahatlıkla rastlanmasına rağmen, Laik-Batıcı kesim, Kürt milletinin varlığını tıpkı İslâm dinini ve geçmiş kültürünü (Osmanlı, Selçuklu) inkâr ettiği gibi inkâr etme politikası gütmüştür.

Devlet-i Âli Osmaniye’nin en büyük parçası olan, İslâm dünyasının en önemli kahraman ve âlimlerine beşiklik eden bu coğrafya, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra korkunç bir geri kalmışlığın ve kültürsüzlüğün içine itildi. Bunun sebebi hiç kuşkusuz Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında esaslı rolü olmuş Laik-Batıcı kadronun izlediği politika ve dinî, ilmî, siyasî olarak millete yaşattığı keskin değişiklikti. 1923'ten önce, bağımsız olmamakla birlikte, İran’daki küçük parçanın dışında Kürdistan bir bütündü ve Osmanlı yönetimi altında, çeşitli emirlikler tarafından idare edilen, yarı otonom bir hâldeydi. Resmî adı da Kürdistan Eyaletiydi. Kürdistan’ın varlığına, diline, kültürüne, edebiyatına karşı resmî yasaklar yoktu. Cumhuriyeti kuran yönetici güç, millî bir devlet oluşturabilmek için bu politikayı terk ederek, akıl almaz bir politikaya yöneldi; Kürtlerin varlığını inkâr etmek, dillerini, kültürlerini, edebiyatlarını yasaklamak ve her şeyi asimile ederek BATILILAŞTIRMAK…

Ortadoğu'nun en eski ve nüfus olarak en büyük kavimlerinden olan bir milletin inkârı, elbette gülünç ve kelimelerle anlatılamayacak kadar ilkeldir. Ama buna rağmen, bu politika insanlık dışı uygulamalarla sürdürüldü. Kürtler de tabiî olarak direndiler ve 1924-1938 yılları arasında ülke tam bir savaş alanına döndü. Kürtler defalarca ayaklandılar ancak, başarılı olamadılar. Devlet, İngilizlerin ve komşu devletlerin de yardımıyla tüm bu hareketleri yok etti. İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğine gelindiği bir dönemde, artık savaş son bulmuştu.”

Kürt meselesinin aktüel siyasî tartışmalara hapsedildiği bir dönemde çıkan Sezai Kırlangıç’ın eseri, meseleyi çok yönlü olarak ve tarihî derinliğiyle değerlendirmek isteyenlerin özellikle başvurma ihtiyacını duyacağı derlitoplu bir kaynak.

 

İsteme Adresi:

ART-EKSİ YAYINLARI

Fevzi Paşa Cad. Testereci Sk.

Güneş Pasajı. No: 1/B

Fatih/Karagümrük

İstanbul

(0538) 8189179 - (0212) 5343490

artieksiyayinlari@gmail.com


Kaynak: Baran Dergisi




Dergimizin Son Sayısı Çıktı!
Sayı: 2 - II.Dönem Güz 2011



Anasayfa | Yazılar | Haberler | Seçtiklerimiz | Dergiler | Dergi Aboneliği
Künyemiz | Hakkımızda | Bayilerimiz | Dergimize Yazın | Web Sitemize Yazın
                                 Copyright © Telif Hakları AKADEMYA'ya Aittir