ANA SAYFA HABERLER DERGİLER BAYİ ADRESLERİ BİZE YAZIN İRTİBAT
SON HABER:  

28 ŞUBAT YARGILANSINAKADEMYA PANELLERİİBDA KÜLLİYATI İNDEKSLERİKALEMİNDEN MİRZABEYOĞLUKÜRT MESELESİRÖPORTAJLARSÖZ ÇAKAL CARLOSTA

- NECİB FAZIL -- SALİH MİRZABEYOĞLU -ABDÜLHAMİD KOÇAAHMED EYMENAKADEMYAALİ NACARAV. ALİ RIZA YAMANAV. GÜVEN YILMAZAYŞEGÜL AHFABİLGEHAN ERENCOYOTTEDR. NEVZAT ŞİPLEMEFATİH TURPLUGÖKHAN GÜMÜŞGÜLÇİN ŞENELHAKAN YAMANHAYREDDİN SOYKANHÜLYA UYARİKTİBASKÂZIM ALBAYRAKKENAN DURUMAHMUD E. DURUMÜJDE BAYRAMMUSTAFA SEÇKİNEROĞUZ YILDIRIMÖMER EMRE AKCEBEOSMAN AKYILDIZREHA SUVARİREİ TAKAHARARUKİYE AVCIRUKİYE ŞENELSEDAT BULUTSELÇUK ARSLANSELİM GÜRSELGİLSENCER EKİNSEZAİ KIRLANGIÇSİZDEN GELENLERTURAN DEMİRÜMİT ELÖNÜZELİHA KILIÇPARLAR

HABERLER Paylaş
MÜTEFEKKİR İÇİN BASIN AÇIKLAMASI
Eklenme: 2011-04-03

MİRZABEYOĞLU İÇİN

BASIN AÇIKLAMASI

 

 

 

Türkiye'de 56 eser sahibi dünya çapındaki bir fikir adamına,

2 Nisan 2001'de,

Sırf “fikrinden dolayı” idam cezası verildi.

Yetmiyormuş gibi,

Kesintisiz ZİHİN KONTROLÜ işkencesine tâbi tutuldu.

Bu akıl almaz hukuk cinayetinin 10. YILDÖNÜMÜNDE,

Fikir'e,

Fikir hürriyetine,

Hukuka,

Hukukun üstünlüğüne,

Ve esir tutulan bütün fikir ve sanat adamlarına sahib çıkmak adına;

2 Nisan Cumartesi günü, saat 16.00'da,

İstiklâl Caddesi, Galatasaray Lisesi önünde,

Bir Basın Açıklaması yapılacaktır.

Tüm gönüldaşlar ve ehl-i vicdan, davetlimizdir.

 

BASIN DUYURUSU

Bugün, 2 Nisan 2001 senesinde Salih Mirzabeyoğlu’nun “TİYATRO BİTTİ!” diye ifâde ettiği, kendisi hakkında verilen idam kararının 10. yılını hatırlatmak için buradayız.

Salih Mirzabeyoğlu; iktisattan edebiyata, romandan resime, mitolojiden fiziğe, estetikten hukuka, şiirden hikâyeye kadar birçok alanda yazılmış 56 tane kitabın altında imzası olan, eserleri yurt içi ve dışında birçok kişi ve kuruluş tarafından dikkatle takib edilen, İBDA fikriyatı’nın kurucusu fikir, sanat ve aksiyon adamı.

Vatanın öz değerlerinin haini cümle işbirlikçilere, cuntacılara ve çıkarcılara; aynı şekilde, Anadolu’yu tamamen müstemlekeleştirme planlarından hiçbir zaman vazgeçmeyen siyonist ve emperyalistlere karşı, bu milletin vicdanı, öncüsü ve sözcüsüdür Mirzabeyoğlu. Necib Fazıl’ın Büyük Doğu idealini yürütendir.

Ne var ki, Hakkın ve halkın temsilcisi bu soylu duruş tüm Batılıları ve Batıcıları rahatsız etmiş, Mirzabeyoğlu hiçbir hukukî gerekçe gösterilmeksizin zindana atılmıştır. Âdil bir hukukun işlediği ve HUKUK’un üstün olduğu ülkelerde asla yaşanmayacak bir haksızlığa maruz kalan Mirzabeyoğlu, âmir-memur, ast-üst ilişkilerinin hukuka hâkim olduğu, hukukun bütün kurum ve kuruluşlarıyla rafa kaldırıldığı, Müslümanlara yönelik sürek avının başlatıldığı 28 Şubat sürecinde tutuklanmış, davasının İddianame ve Gerekçeli Kararı'nda da geçtiği şekilde, “her ne kadar bir eylemi ve eylem talimatı olduğu tesbit edilememiş olsa da” idam cezasına çarptırılmıştır. Bu kararın alınmasının üzerinden tam on sene geçmiş olduğu hâlde, bu mevzuda hiçbir iyileştirme de yapılmamıştır.

Mirzabeyoğlu Davası'nda kararın nasıl verildiğini anlamak için,  Susurluk ve İBDA-C gibi büyük davalara bakan ve dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün “rica”larını önemsemediği için “defterinin dürüldüğünü” söyleyen DGM hâkimi Sedat Karagül’ü dinlemek yeterlidir. Aynı zamanda Mirzabeyoğlu davasının da eski hâkimi olan Sedat Karagül, kendisiyle yapılan ve 12 Ocak 2006 tarihinde Sabah Gazetesi’nde yayınlanan söyleşide şöyle konuşmuştur:

- “Ben yargının bağımsız olduğunu zannediyordum. Anadolu'da kendimi ‘bağımsız’ biliyordum. Tâ ki DGM'ye gelene kadar. Sonrasında anladım ki, yargı bağımsız değilmiş. Daha önceleri bu soruyu bana sorsanız, size kızıp ‘şüpheniz mi var?’ derdim. Ama şimdi diyemiyorum. DGM’de büyük davalar, büyük menfaat çatışmaları vardı. Bağımsız olmayan bir yargıçtan ne beklenir? Yargının siyasallaşması konusunun en güzel örneğini ben yaşadım.”

Sonra ne olmuş, Sedat Karagül’ün “sipariş” cezayı vermeyebileceğinden korkan cuntacılar ve işbirlikçileri, onu Mirzabeyoğlu Davası’ndan apar topar uzaklaştırmış ve yerine getirdikleri şu “meşhur” DGM hâkimi Metin Çetinbaş eliyle “idam” kararı aldırmışlardır.

Mirzabeyoğlu, tam 12 yıldır cezaevindedir. 12 yıllık cezaevi hayatının son 6 yılını tek kişilik hücrede geçirmekte, kesintisiz 11 yıldır da tüm dünyada çok sayıda mağduru olan TELEGRAM –Zihin Yönlendirme- işkencesine maruz bırakılmaktadır. Ancak Salih Mirzabeyoğlu teslim olmamış, GATA’daki elektromanyetik alan deneyleri ile yeniden gündeme gelen bu barbarca işkenceyi “Telegram” ve “Ölüm Odası” başta olmak üzere birçok kitabında yazmış, bu işkenceyi fikren ve ilmen temellendirmiş, bütün bu süreçte 15 tane daha eser kaleme almıştır.

Bir fikir adamına yapılan bu kadar alçakça bir işkenceyi önlemek hükümetin en temel görevlerinden biri olsa da, AKP hükümeti bu konuda tamamen duyarsız bir tavır sergilemektedir. AKP, güya 28 Şubat’a karşı olduğunu iddia etmektedir. Ancak o dönemin suçlularını yargılamaya yanaşmadığı gibi, sözkonusu süreçte verilen böylesi akıl almaz ve hukuka sığmaz bir idam cezası ve TELEGRAM işkencesi karşısında ısrarla “üç maymun”u  oynamaktadır.

Salih Mirzabeyoğlu'nun mesnedsiz bir şekilde cezaevinde tutulmasını, kanun geriye yürütülmek suretiyle tam 6 yıldır 3 metrekarelik bir hücrede yaşamak zorunda bırakılmasını, yetmiyormuş gibi bir de yıllardır TELEGRAM işkencesine maruz bırakılmasını protesto ediyor, -hangi kesim ve görüşten olursa olsun- vicdan ehli herkesi bu barbarlığa daha fazla suskun kalmamaya davet ediyoruz.

AKADEMYA

ALTAY SİYÂSÎ ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

AYLIK DERGİSİ

BARAN DERGİSİ

BÜYÜK ANADOLU GENÇLİĞİ İNİSİYATİFİ

İBDA YAYINLARI

İLMA DERGİSİ

TAHKİM YAYINEVİ

YENİ DEVİR HUKUK BÜROSU

 




Dergimizin Son Sayısı Çıktı!
Sayı: 2 - II.Dönem Güz 2011



Anasayfa | Yazılar | Haberler | Seçtiklerimiz | Dergiler | Dergi Aboneliği
Künyemiz | Hakkımızda | Bayilerimiz | Dergimize Yazın | Web Sitemize Yazın
                                 Copyright © Telif Hakları AKADEMYA'ya Aittir