ADALETİ KAYBETTİK, HÜKÜMSÜZDÜR
Özlem Albayrak, Yeni Şafak Gazetesi, 21 Haziran 2011
Dikkat, bu bir dikkat çekme
yazısıdır! Vicdanlarınıza seslenme, adalet duygunuza değme, insanlığınızı
harekete geçirme amacıyla ve susmayıp tepki vermeniz beklentisiyle kaleme
alınmaktadır. Niyeti, haksızlığa ve adaletsizliğe isyan telkinidir.
Bu yazı, "Birgün sizin
de başınıza gelebilir" demek istemektedir. Anafikri "Nerede bir
haksızlık varsa, bu haksızlığın önüne eliyle geçemeyen, geçemese bile diliyle
söylemeyen, söylemese bile kalbiyle buğzetmeyen, dilsiz şeytandır" cümlesidir.
Önce hikaye: Yakup Köse ömrü
boyunca adaletsizliğe maruz kalmış bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.
28 Şubat sürecinde, tam 14
yaşındayken İBDA-C üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. O yaşta terör örgütüne üye
olmakla suçlanarak idamla yargılandı ve 10 yıl haksız yere hapis yattı. Tüm
bunlar, 28 Şubat`ın kudretlileri öyle istediği için oldu.
Hapisten çıktıktan sonra,
kendisine bunu yapan, gençliğini elinden alan 28 Şubatçılardan hesap sormaya
niyetlenerek geçtiğimiz Mayıs başında suç duyurusunda bulundu. Ama bu
girişiminde, vatandaşına adalet dağıtması gereken devletin hala peşini
bırakmadığını öğrendi.
Meğer, Yakup Köse 12 yıldır
yargılanıyormuş, mahkeme süreci, savcılar filan düzenek tamam ama bir
kendisinin haberi yokmuş, avukatı da elbette.
Yakup Köse`nin kolunun
kırıldığı ve canını zor kurtardığı 2000 yılındaki Hayata Dönüş katliamından
dolayı hem de. Şaka yapar gibi, dalga geçer gibi Hayata Dönüş Operasyonu diye
adlandırılan ama insanların hayatının ellerinden alındığı, mahkumların ciddi
bir kısmının hayata veda ettiği o gün sebebiyle...
Gerekçe de şu; Yakup
Köse`nin o operasyondan, çeşitli yerlerinden ağır yaralanan 9 arkadaşı gibi,
kırık bir kolla ama en azından canını kurtararak atıldığı koğuşun duvarları,
iki ay sonra hücreye çevrilmek üzere tadilat gerekçesiyle kırılmış ve duvar
içinde kesici ve delici alet bulunmuş.
Yakup Köse ve 29 mahkum
arkadaşına dava açılmış.
Köse, Hakan Albayrak`ın
köşesinde yayınlanan ( 06.11.2010)mektubunda durumu şöyle açıklıyor: "El
insaf, orası onların kontrolünde bir yer, biz nasıl sokalım onları oraya.. Hadi
soktuk, neden kullanmadık? Bir de komik olan, sevkimizden iki ay sonra çıkan
malzemeler bunlar, müneccim mi bizim koyduğumuzu anlamış? Farazalar,
iddialar... Kararlar demiyorum çünkü inanıyorum ki 29 Haziran`da beraat
edeceğiz, çünkü adalet bunu gerektiriyor.."
Devlet, çocukluğunun ve ilk
gençliğinin 10 yılını yediği vatandaşına pardon diyeceği yerde, aynı
vatandaşını yine yapmadığı, en azından yaptığına dair bir kanıt gösteremediği
bir eylemle daha suçlayarak 18 yılını daha çürütmeyi istiyor yani. 10 yıl,
üstüne bir 18 yıl daha...
Önümüzdeki hafta Çarşamba
günü, 29 Haziran`da İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi`nde saat 09.30`da
gerçekleşecek olan mahkemede karar çıkacak.
Önümüzdeki hafta Çarşamba
günü yani, zaten karartılmış bir hayat zifiri karanlığa gömülecek ya da Yakup
Köse en azından bir kez daha haksızlığa uğramaktan yırtmış olduğu için
sevinecek.
Şu cümleler de Yakup
Köse`nin:
"14 yaşındaki bir çocuk
devletin anayasal düzenini cebren yıkmaya teşebbüsten ne anlar... Emniyette ben
bu örgütü tanımıyorum, üyesi de değilim dediğim halde, yapmadığım eylemleri 28
Şubat`ı tezgahlayanlar üstüme yıktılar... Beni 14 yaşında içeri atan zihniyet
bu an benden bu ülke için ne bekleyebilir, hiçbir şeyim normal değil. İşim,
evim, yürüyüşüm, bakışım, hayatım.. Hangi bedel benden çalınan yılları geri
verecek. Bırakın bir şeyler verilmesini bir daha içeri almaya
çalışıyorlar..."
Geçtiğimiz hafta sözünü
ettiğim, Evren ve 12 Eylülcüler hakkında dava dosyası hazırladığı için
anasından emdiği fitil fitil burnundan getirilen savcı Sacit Kayasu gibi bir
haksızlık, adaletsizlik öyküsü daha işte. Kimbilir daha niceleri var.
Mesele, hukukun dağıtıcı
ucunda da bulunmanız ya da dağıtılanların bulunduğu safta olmanız değil yani...
Mesele, devlet aygıtının vesayetini ellerinde tutanlardan olmanız ya da
olmamanız. Mesele sistemin ve vesayetin kırmızı çizgilerini aşmaya hevesli olup
olmamanız. Mesele içinizdeki bir parça insanlık. O varsa, işiniz bitti..
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=21.06.2011&y=OzlemAlbayrak