ANA SAYFA HABERLER DERGİLER BAYİ ADRESLERİ BİZE YAZIN İRTİBAT
SON HABER:  

28 ŞUBAT YARGILANSINAKADEMYA PANELLERİİBDA KÜLLİYATI İNDEKSLERİKALEMİNDEN MİRZABEYOĞLUKÜRT MESELESİRÖPORTAJLARSÖZ ÇAKAL CARLOSTA

- NECİB FAZIL -- SALİH MİRZABEYOĞLU -ABDÜLHAMİD KOÇAAHMED EYMENAKADEMYAALİ NACARAV. ALİ RIZA YAMANAV. GÜVEN YILMAZAYŞEGÜL AHFABİLGEHAN ERENCOYOTTEDR. NEVZAT ŞİPLEMEFATİH TURPLUGÖKHAN GÜMÜŞGÜLÇİN ŞENELHAKAN YAMANHAYREDDİN SOYKANHÜLYA UYARİKTİBASKÂZIM ALBAYRAKKENAN DURUMAHMUD E. DURUMÜJDE BAYRAMMUSTAFA SEÇKİNEROĞUZ YILDIRIMÖMER EMRE AKCEBEOSMAN AKYILDIZREHA SUVARİREİ TAKAHARARUKİYE AVCIRUKİYE ŞENELSEDAT BULUTSELÇUK ARSLANSELİM GÜRSELGİLSENCER EKİNSEZAİ KIRLANGIÇSİZDEN GELENLERTURAN DEMİRÜMİT ELÖNÜZELİHA KILIÇPARLAR

28 ŞUBAT YARGILANSIN
Seçtiklerimiz Paylaş
ADALETİ KAYBETTİK, HÜKÜMSÜZDÜR (Özlem Albayrak, Yeni Şafak Gazetesi, 21 Haziran 2011)
Eklenme: 2011-06-24

ADALETİ KAYBETTİK, HÜKÜMSÜZDÜR

Özlem Albayrak, Yeni Şafak Gazetesi, 21 Haziran 2011

 

Dikkat, bu bir dikkat çekme yazısıdır! Vicdanlarınıza seslenme, adalet duygunuza değme, insanlığınızı harekete geçirme amacıyla ve susmayıp tepki vermeniz beklentisiyle kaleme alınmaktadır. Niyeti, haksızlığa ve adaletsizliğe isyan telkinidir.

 

Bu yazı, "Birgün sizin de başınıza gelebilir" demek istemektedir. Anafikri "Nerede bir haksızlık varsa, bu haksızlığın önüne eliyle geçemeyen, geçemese bile diliyle söylemeyen, söylemese bile kalbiyle buğzetmeyen, dilsiz şeytandır" cümlesidir.

 

Önce hikaye: Yakup Köse ömrü boyunca adaletsizliğe maruz kalmış bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.

 

28 Şubat sürecinde, tam 14 yaşındayken İBDA-C üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. O yaşta terör örgütüne üye olmakla suçlanarak idamla yargılandı ve 10 yıl haksız yere hapis yattı. Tüm bunlar, 28 Şubat`ın kudretlileri öyle istediği için oldu.

 

Hapisten çıktıktan sonra, kendisine bunu yapan, gençliğini elinden alan 28 Şubatçılardan hesap sormaya niyetlenerek geçtiğimiz Mayıs başında suç duyurusunda bulundu. Ama bu girişiminde, vatandaşına adalet dağıtması gereken devletin hala peşini bırakmadığını öğrendi.

 

Meğer, Yakup Köse 12 yıldır yargılanıyormuş, mahkeme süreci, savcılar filan düzenek tamam ama bir kendisinin haberi yokmuş, avukatı da elbette.

Yakup Köse`nin kolunun kırıldığı ve canını zor kurtardığı 2000 yılındaki Hayata Dönüş katliamından dolayı hem de. Şaka yapar gibi, dalga geçer gibi Hayata Dönüş Operasyonu diye adlandırılan ama insanların hayatının ellerinden alındığı, mahkumların ciddi bir kısmının hayata veda ettiği o gün sebebiyle...

 

Gerekçe de şu; Yakup Köse`nin o operasyondan, çeşitli yerlerinden ağır yaralanan 9 arkadaşı gibi, kırık bir kolla ama en azından canını kurtararak atıldığı koğuşun duvarları, iki ay sonra hücreye çevrilmek üzere tadilat gerekçesiyle kırılmış ve duvar içinde kesici ve delici alet bulunmuş.

 

Yakup Köse ve 29 mahkum arkadaşına dava açılmış.

 

Köse, Hakan Albayrak`ın köşesinde yayınlanan ( 06.11.2010)mektubunda durumu şöyle açıklıyor: "El insaf, orası onların kontrolünde bir yer, biz nasıl sokalım onları oraya.. Hadi soktuk, neden kullanmadık? Bir de komik olan, sevkimizden iki ay sonra çıkan malzemeler bunlar, müneccim mi bizim koyduğumuzu anlamış? Farazalar, iddialar... Kararlar demiyorum çünkü inanıyorum ki 29 Haziran`da beraat edeceğiz, çünkü adalet bunu gerektiriyor.."

 

Devlet, çocukluğunun ve ilk gençliğinin 10 yılını yediği vatandaşına pardon diyeceği yerde, aynı vatandaşını yine yapmadığı, en azından yaptığına dair bir kanıt gösteremediği bir eylemle daha suçlayarak 18 yılını daha çürütmeyi istiyor yani. 10 yıl, üstüne bir 18 yıl daha...

 

Önümüzdeki hafta Çarşamba günü, 29 Haziran`da İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi`nde saat 09.30`da gerçekleşecek olan mahkemede karar çıkacak.

 

Önümüzdeki hafta Çarşamba günü yani, zaten karartılmış bir hayat zifiri karanlığa gömülecek ya da Yakup Köse en azından bir kez daha haksızlığa uğramaktan yırtmış olduğu için sevinecek.

 

Şu cümleler de Yakup Köse`nin:

 

"14 yaşındaki bir çocuk devletin anayasal düzenini cebren yıkmaya teşebbüsten ne anlar... Emniyette ben bu örgütü tanımıyorum, üyesi de değilim dediğim halde, yapmadığım eylemleri 28 Şubat`ı tezgahlayanlar üstüme yıktılar... Beni 14 yaşında içeri atan zihniyet bu an benden bu ülke için ne bekleyebilir, hiçbir şeyim normal değil. İşim, evim, yürüyüşüm, bakışım, hayatım.. Hangi bedel benden çalınan yılları geri verecek. Bırakın bir şeyler verilmesini bir daha içeri almaya çalışıyorlar..."

 

Geçtiğimiz hafta sözünü ettiğim, Evren ve 12 Eylülcüler hakkında dava dosyası hazırladığı için anasından emdiği fitil fitil burnundan getirilen savcı Sacit Kayasu gibi bir haksızlık, adaletsizlik öyküsü daha işte. Kimbilir daha niceleri var.

 

Mesele, hukukun dağıtıcı ucunda da bulunmanız ya da dağıtılanların bulunduğu safta olmanız değil yani... Mesele, devlet aygıtının vesayetini ellerinde tutanlardan olmanız ya da olmamanız. Mesele sistemin ve vesayetin kırmızı çizgilerini aşmaya hevesli olup olmamanız. Mesele içinizdeki bir parça insanlık. O varsa, işiniz bitti..

 

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=21.06.2011&y=OzlemAlbayrak



Dergimizin Son Sayısı Çıktı!
Sayı: 2 - II.Dönem Güz 2011



Anasayfa | Yazılar | Haberler | Seçtiklerimiz | Dergiler | Dergi Aboneliği
Künyemiz | Hakkımızda | Bayilerimiz | Dergimize Yazın | Web Sitemize Yazın
                                 Copyright © Telif Hakları AKADEMYA'ya Aittir