Yeni bomba:
Çakaleaks sızıntıları
Ertuğrul
Özkök / Hürriyet Gazetesi, 10 Aralık 2010
Sayın
Baş-bakan, size bir sorum var.
“Hayatınızda
hiç MOSSAD’dan talimat alarak bir operasyon yaptınız mı?”
Lütfen
sinirlenmeyin, sakin olun.
Benim
gibi yapın, derin bir nefes alın, “La havle” çekin, “Fesuphanallah” deyin ve
aşağıda yazacağım sizinle ilgili iddiayı sabırla okuyun.
Konu,
geçen yıl Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarının serbest bırakılması ile ilgili.
“1977
Taksim katliamından tam 33 yıl sonra 1 Mayıs kutlamalarına tekrar izin
verilmesinin şerefi her ne kadar Tayyip Erdoğan’a ait de olsa, acaba bu tamamen
onun ve kadrosunun aldığı bir siyasi karar mıdır, yoksa arkasında birtakım
Yahudi mihrakların da teşviki mevcut mudur?”
Şimdi
sıkı durun ve arkasını daha da dikkatle okuyun:
“Ben
Allah’a inanırım; büyü ve hurafelere falan da inanmam, ancak bazı ‘büyülü’
rakamların kimilerince mühim olduğunu da bilirim. Şu yüzden söyleme ihtiyacı
duyuyorum ki, Hazreti İsa, Hıristiyan kaynaklarına göre 33 yaşında çarmıha
gerilmiştir. Şimdi, hem de tam 33 sene sonra böyle bir karar alınınca, bazı
istifhamlar tedai etmiyor değil.”
İddia
sahibini merak ettiniz mi?
İlginç
bir “Sünni Müslüman” kaynak.
*
* *
Dünyanın
tanıdığı en ünlü terörist Ilich Ramirez Sanchez yakalandı ve Fransa’nın Poissy
bölgesinde cezaevinde yatıyor.
Dünya
onu “Çakal” adıyla tanıyor.
Çakal
Müslüman olmuş ve “Salim Muhammed” adını almış.
10
Haziran günü Türkiye’den 2 gazeteci ve 2 avukat Poissy’e giderek onunla
görüşmüş.
Yanlarında
Carlos’un eşi de varmış.
Sonra
bu görüşme kitap haline getirilip, geçen hafta Türkçe yayınlandı.
Yukarıda
aktardığım iddiayı kitabın 37’nci sayfasında gözlerim faltaşı gibi açılarak
okudum.
Ne
komplo teorisi, değil mi?
Yani
bizdekilerin en tanınmış pirinin bile aklına gelmez.
Yazının
başında Başbakan’a bir soru sormuştum.
Tabii
ki şakaydı. Kimse Başbakan’ın yakasına yapışıp, “Hadi MOSSAD’dan emir
almadığını ispatlayan belge getir” demez umarım.
Ama
bakın bu bölgede komplo teorisi hastalığı ne raddeye varmış.
Ne
yazık ki, komplo teorisi bütün siyasetimize metastaz yapmaya başladı.
*
* *
Çakal’ın
Tayyip Erdoğan’la ilgili başka analizleri de var.
“Şimdi;
bugün Türkiye’de işleyen İslamcı ve milliyetçi bir dinamik var. Tayyip Erdoğan
her ne kadar devrimci gelişmelerin önünü kesmek için orada bulunuyor olsa da,
bu gidişi engelleyebilecek durumda değildir. Bunu engelleyebilecek yegâne şey,
Sabetaycı bir askeri darbedir bana göre.”
Derin
bir analiz. Beni aşar...
-
“Söz Çakal Carlos’ta: İfşalar-konuşmalar-yazılar”, Tahkim
Yayınevi, 2010
Durun, iddialar bitmedi bakın daha neler var
-
MAHİR ÇAYAN: Mahir Çayan’ın
THKP-C’si o dönemde Carlos’la ittifak yapıyormuş.
O
dönemde THKP-C’nin kimi militanları Paris’e gelmiş.
Bunlardan
birini bir gece bir MOSSAD ajanı izlemiş.
Cadde
ve parklardan geçerek saatlerce takip etmiş.
THKP-C’nin
askeri sorumlusu olan Türk takip edildiğini fark edince, yaşadığı apartmana
girmiş. MOSSAD ajanı da arkasından girince Türk yoldaş, onu pusuya düşürüp
bıçakla öldürmüş.
Sonra
cesedi dairesine çıkarıp küvete koymuş.
Carlos
o geceyi anlatıyor: “Ben hadiseye karışmadım ama karışanları biliyorum.
Yoldaşın evine gidip, ‘Ne yapacağız şimdi bu cesedi” falan diyorlar (gülüyor).
Sonraki üç gün boyunca cesedi parçalara ayırarak evden çıkarmak ve başlarından
defetmekle uğraşıyorlar.”
O
yıllarda ben de Paris’teydim.
Bu
olayı hiç duymamıştım.
Acaba
Mahir Çayan’ın arkadaşları veya THKP-C’nin tarihini yazanlar biliyorlar mı?
-
MİRZABEYOĞLU: Çakal, hapishanede K. Mirzabeyoğlu’nun (Salih Mirzabeyoğlu)
İngilizce bir kitabını okumuş.
“En
sıcak selamlarımı, K. Mirzabeyoğlu’na iletiniz lütfen. İnşallah hür bir
ortamda, Chavez’i de yanımıza alarak, Karayipler’de buluşmamız nasip olur.”
Küçük
bir not: Mirzabeyoğlu da Mahir Çayan hayranıdır.
-
SÜNNİ CARLOS: “Gönüldaş Carlos,
ehli sünnet mensubu (Sünni) bir Hanefi ve Nakşibendilik yoluna yakın bir
şahsiyettir” iddiasına Çakal şu cevabı veriyor:
“Ben
bir Sünniyim. Hanefi tamam, ancak bir Sufi olduğumu, bir Nakşibendi olduğumu
söyleyemem. Nakşibendilikle bizim burada yatan Nurettin Güven ilgilidir
özellikle.”
-
ALPARSLAN TÜRKEŞ: “Albay Alparslan
Türkeş’i biliyorsunuz. Bu zatla hiç karşılaşmadım. Ancak, liderlikte ondan
sonra gelen ikinci adam, Sofya’da yaşıyordu. Bu kişiyi zaman zaman davet eder
ve görüşürdük. Bulgarlarla falan çalışan, silah vesaire işlerle meşgul büyük
bir gangsterdi. Bana da onu Bulgarlar tanıştırdı.”