Carlos’un Türk Avukatı
Hasan Ölçer Konuştu:
BUGÜN DIŞARI ÇIKSA
YABANCILIK ÇEKMEZ
Ayşe Düzkan / Star Gazetesi, 5 Aralık 2010
O
geçen yüzyıla damgasını vuranlardan. Filistin’in özgürlüğü uğruna baskınlar,
suikastlar yaparak, kaçarak, sürekli görünümünü değiştirerek bir macera filmi
gibi yaşadı. 1994 yılından beri hapis yatıyor.
Carlos’un
avukatlarından Hasan Ölçer, onunla sık sık görüşüyor. Her şeyden önce bir
entelektüel olan Carlos’un cezaevinden çıkabilse dışarıda hiç yabancılık
çekmeyeceğini söylüyor .
Carlos
kimdir?
ÖLSEYDİ
büyük ihtimalle Che Guevara’yla yarışır bir üne sahip olurdu. Venezuellalı
Ilich Ramirez Sanchez 1970’li yıllarda Carlos adıyla tanındı. Doğduğu
topraklardan kıtalar, okyanuslar boyu uzakta olan Filistin’in kaderini dert
edinmişti. Pek çok eylemde yer aldı. 1994’te Sudan’da yakalanıp müebbet hapse
mahkum edildi. Cezaevinde Müslüman olup Salim Muhammed adını alan Carlos
avukatı Isabelle Coutant-Peyre ile evlendi. 2003’te, yazılarını Devrimci İslam
adlı kitapta toplayan Carlos hayatıyla da pek çok kitap ve filme ilham
vermiştir. Frederick Forsyth’ın ünlü romanı Çakal bunların arasında en ünlü
olandır.
Hâlen
Fransa’da hapis cezasını çeken Carlos’un Türk avukatları ve bağlantılı olduğu
gazeteciler onunla yaptıkları görüşmeleri ve ona ait bazı yazıları “Söz ‘Çakal
Carlos’ta” adıyla bir araya getirdi. Carlos’un avukatlarından Hasan Ölçer’le
konuştuk.
•
Carlos’un avukatı nasıl oldunuz?
2003
yılıydı. Bu kitabı hazırlayanlardan Fazıl Duygun benim müvekkilim. O vesileyle
tanıştık. Önce Baro aracılığıyla gerekli yazıları aldık, sonra cezaevi
idaresine başvurduk, onlar bakanlığa yazdı ve gerekli izin çıktı. İlk olarak
Paris’in merkezinde bir cezaevinde görüştük. Son derece köhne, kötü, bizim
Paşakapısı’na benzeyen bir cezaevi. Daha önce iki kişi kalıyordu, şimdi ya iki
ya üç. Bir ara Nurettin Güven’le kalıyordu. Ağırlıklı İngilizce konuşuyoruz,
Arapça biliyor, çatpat Türkçesi de var.
BEYAZ
SARAY’A DA YAKIŞIR
•
Carlos’la ilgili neler söylersiniz?
Bizde
bir terörist anlayışı vardır, parkalı falan. Onunla alakası yok, tam bir salon
adamıdır. Hapishanede son derece bakımlı, bir fular takmış, günlük tıraşını
olmuş, üzerinde güderi bir ceket, elinde bir puro kutusu. Beyaz Saray’da bir
toplantıya veya beş yıldızlı bir otelin lobisinde bir görüşmeye böyle gelinir!
• Bir
yandan da şaibeli bir adam olduğu söyleniyor değil mi?
Eğer
ABD’nin veya İsrail’in kullandığı bir adam olsaydı en azından bu şartlarda
yatmazdı. Şu anda çok ciddi maddi sıkıntısı da var. Her hafta Türkiye’yi
arıyor, yarım saat konuşuyoruz, çoğu zaman onun parasını ödemekte bile
zorlanıyor. Eşi hakkında çok ciddi takibatlar, soruşturmalar var. Dolayısıyla
hiç ihtimal vermiyorum.
•
Kitapta anlattığı bir sürü şey Wikileaks’ten sızanlarla örtüşüyor.
Normal
şartlarda tecrit olmuş bir insanın kitaptaki sağlıklı değerlendirmeleri
yapamaması lazım. İnsanlar birçok şeye bakar fakat göremez. Kimileri de görmese
bile birçok şeyin içyüzünü bilir. Carlos bu ikinci kategoriden. Bugün dışarı
çıksa çok yabancılık çekeceğini sanmam.
•
Dünyada pek çok Müslüman Hamas yanlısıyken Carlos hâlâ FHKC’yi savunuyor.
Orada
tarihsel bir beraberlik söz konusu. Ebu Nidal’den Leyla Halid’e kadar hepsi
arkadaşı. Hatırlarsınız Fazıl arkadaşımız Leyla Halid’le konuşmasını kayda
almıştı, bir kanalda da yayınlandı, iki eski dostun göz yaşartıcı muhabbetiydi.
•
Carlos İsrail’e yönelik bir boykot öneriyor. Onu anlatır mısınız?
Bir
mücadele yürürken topyekun bir savaş yapmak gerek. Bunun da bugün en önemli
ayaklarından bir tanesi ekonomi doğal olarak. Dolayısıyla ekonomik savaş
yapmadan çok başarılı olunacağına inanmıyor. 20-30 sene önce belki ekonomik
savaştan söz edilmiyordu. Ama bugün globalleşen dünyada ekonomik savaş da çok
ciddi önem kazandı.
İSLAM’IN
ÖZÜNÜ KAVRAMIŞ
•
Mavi Marmara Türkiye için önemli bir dönüm noktası. Carlos’un bu olayla ilgili
değerlendirmesi nedir?
Carlos’un
mücadelesinin esas ekseni Filistin olduğu için Filistin ve İsrail bağlantılı
tüm eylemler onun için çok değerli. Onun için Mavi Marmara olayını da büyük
saygıyla karşılıyor.
•
Mektupların sonunda Ramazanınızı kutluyor. Dini vecibelerini yerine getiriyor
mu?
Bu
Ramazan bana bir mektup yazmıştı: ‘Birkaç senedir şeker problemi yüzünden oruç
tutamıyorum ama Ramazan boyunca gündüzleri sigara içmiyorum’ diyor. Bakın bu
çok değerli ve orijinal bir tepki. ‘Tamam, rahatsızım oruç tutamıyorum ama
sigarayla rahatsızlık arasında bir bağlantı yok, o yüzden kendime böyle bir
yasak koydum’ diyor. Meselenin özünü kavramış.
HAYAT
OKULDAN, İŞTEN İBARET DEĞİL
•
Böyle bir kitabı hazırlamayı neden istediniz?
Carlos
hakikaten bir efsane ve bugünkü nesillerin de onu tanıması lazım. Ve hakikaten
hayatın yemek içmek, okul bitirmekten, sonra para kazanmaktan ibaret
olmadığını, hayatın başka yönleri de olduğunu ve yeni yetişen neslin bunları
tanıması lazım geldiğini düşündük ve onlara bir pencere açmak istedik.
• Bu
saydığınız listeye ibadeti de eklediğinizde yeterli olur mu?
Ben size
iki ölçü söyleyeyim. Bir tanesi ayet. Allah diyor ki ‘Ben eşya ve hadiseleri
zapt ve teshir etmesi için insanı kendime halife olarak yarattım.’ İki, bir
hadis-i şerif. Peygamber efendimiz diyor ki ‘Müslüman bir yanlışlık gördüğü
zaman önce eliyle, sonra diliyle, sonra da bunları yapamazsa kalben buğz
etmelidir fakat kalben buğz imanın en düşük derecesidir.’ Müslüman yaşadığı
ortamdan, yaşadığı çağdan iliklerine kadar mesul. Dolayısıyla, çocuk yaptık,
iyi insanlar yetiştiriyoruz, mahallemizdeki yaşlılara yardım ediyoruz, öteki
dünyaya bileti kaptık gibi bir anlayış yoktur. Bu İslam’ın
Hıristiyanlaştırılması anlayışıdır.
•
Ahmet Ümit’in Bab-ı Esrar adlı romanının bir kahramanı çevre sorunları için eylemlere
katılan 60 yaşlarında bir kadındı. Ümit’e de sormuştum, bugünün dervişleri o
türden insanlar ya da bir dava uğruna ölümü göze alanlar değil mi?
Üstad
Necip Fazıl’ın çok güzel bir tanımı var, 30 yıl öncesi için. ‘Bugünkü
materyalistler ruhçu gibi davranıyor, ruhçular da materyalist gibi.’ Biz
Müslüman olarak bir hardal tanesi kadar iyiliğin de kötülüğün de öte dünyada
karşılığını ceza veya ödül olarak alacağımıza inanıyoruz. Öte dünya inancı
olmayan insanların başkaları için hayatını tehlikeye atmasının ne anlamı
olabilir?
•
Daha mı değerli?
Kesinlikle.
Ama tabii ki şu var, inanmıyorum da deseniz insanın yaradılıştan gelen bir iç
dünyası var. O anlamda da mutlak materyalist mümkün değil.