Çakal Carlos’un ifşaatları…
Ahmet
Tolgay / Kıbrıs Gazetesi,
12 Aralık 2010
Batılı
istihbarat servislerini ve Mossad’ı 25 yıl peşinde koşturtan ve tam
“yakalandı” denirken her seferinde peşindekileri dahice atlatan Ilich Ramirez
Sanches, nam-ı diğer Çakal Carlos, çağımızın en gizemli fenomenlerinden biri… O
bir terörist mi, yoksa bir idealist mi? Ona karşı olanlara göre o bir
“terörist”… Ama ona sempati duyanlara göre “emperyalizmle savaşan bir
idealist.” Piyasaya yeni sürülen “Söz Çakal Carlos”ta adlı dumanı üstünde
kitapta onun gerçekte kim olduğunun yanıtları aranırken, uluslararası çıkar
ilişkilerinin ve istihbarat ağlarının gizemli yönlerine de ışık tutuluyor…
O,
hakkında sayısız kitap yazılıp öykü anlatılan, birçok filmi çekilen, 1994’te
Sudan’da yakalandıktan sonra 16 yıldır Fransız hapishanelerinde yatmakta olan
20’nci yüzyılın efsane gerilla lideri… “Çakal Carlos” Venezüellalı kimliğiyle
Ilich Ramirez Sanchez ya da Müslüman kimliğiyle Salim Muhammed… O da tıpkı
Ernesto Che Guavera gibi Latin Amerika çıkışlı… Peşindekilerden yıllarca kaçarken
nice sahte kimliklere girdi ama onun esas ve gerçek kimlikleri işte o
ikisi… Çakal Carlos, bu kez Türkiye’yi merkeze alan ama tüm dünyayı sarsma
potansiyeli olan iddia, ifşaat ve tezlerle dolu bir kitapla çıkarıldı
karşımıza. Kitabın arka kapağındaki şu sözleri, karşımızdaki o gizemli kişinin
“kim” olduğunu ve beylik bir ifadeyle “kimlerle dans ettiğini”
vurguluyor:
“16
yıldır Fransa’da cezaevindeyim… Peki 16 yıl önce ne olmuştu? Sudan’da Üsame bin
Ladin, Ebu Nidal ve İmad Mugniye'yle beraber, 60 kadar Sudan gizli servis
görevlisinin gözetim ve koruması altında hayatımı sürdürüyordum. Ve bir gün,
gözlerimi Fransa'da, CIA ve Fransız gizli servis yetkilileri karşısında açtım.
Beni satmışlardı. Kimdi peki bu satışın sorumluları? Sudan’daki rejimin başı Ömer
El-Beşir ve kliği… İşte onlar tarafından CIA’ya satıldım. Parayı ise, CIA’ya
teslim edilmem karşılığında, petrodolarlarıyla Suudîler ödedi.”
“Tahkim
Yayınları” arasından çıkan SÖZ ÇAKAL CARLOS’TA adlı kitapta Carlos, merkezine
Türkiye’yi alarak günümüz dünya siyasetine ve Türk dış politikasına bakışını
sergiliyor… Bu arada kıta kıta ve ülke ülke bugünkü dünyanın analizini yapıyor.
Ancak konusuna son derece hakim. “Türkiye uzmanı” bir stratejistin
sergileyebileceği netlikte, Türk-Kürt ve laik-dindar kutuplaşmasını aşmak için
Türkiye’nin yapması gerekenleri, Türkiye’nin bugünkü sancılarının tarihteki
düğüm noktalarını, sorunlarını çözmüş bir Türkiye’nin muhteşem geleceğini, Ak
Parti iktidarına yönelik eleştirileri yanında olumlu gördüklerini irdeliyor. Bunların
yanı sıra, Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’den Salih Mirzabeyoğlu’na Türkiye’de
yakından takip ettiği şahsiyetleri, Amerikan emperyalizmi ve İsrail
saldırganlığına karşı Türkiye’nin bölge liderliğinde şekillenecek yeni dünya
düzenini, aynı zamanda Kemalizm’e ve Türk ordusuna dönük değerlendirmelerini,
tabiî ki İslâm ve Kapitalizmin yanı sıra Komünizme yaklaşımını, doğrusu pek
alışık olmadığımız ancak kendi bakış açısıyla tutarlı ve çarpıcı bir üslupla
ifade ediyor.
Bu
kitapta, sadece “görüş” beyan etmiyor Çakal Carlos… Tam da böylesi “sıra dışı”
geçmişi olan bir insandan bekleneceği gibi, birtakım “gizli” dosyaların
kapaklarını da aralıyor. Bu çerçevede, dünya gündemindeki gelişmelerin basına
yansımayan tarihî ve stratejik arka planını, Doğu’da ve Batı’da öne çıkan
siyasî şahsiyetlerin gizli özgeçmişlerini ve siyasî ajandalarını, İsrail’e
karşı Filistin’de başlayıp Avrupa şehirlerine taşıdığı silahlı mücadelesindeki
bilinmeyenleri, birçoğu bugün de yaşayan devlet başkanlarıyla olan
bağlantılarını, Üsame Bin Ladin ve Ebu Nidal’den Nurettin Güven’e dünyanın
yasadışı ünlüleriyle olan beraberliklerini, Mehmet Ali Ağca’yı nereden
tanıdığını, hangi Türk militanın bir Mossad ajanını Paris’te bıçaklayıp
öldürdüğünü, Türk Solcuları ve Ülkücüler kadar İslâmcı Türklerle bugüne dek
şahıs veya teşkilât seviyesinde kurduğu ilişkileri ve daha birçok şeyi,
Türkiyeli avukatlarına ve gazeteci dostlarına olanca samimiyetiyle açıklıyor,
tüm çıplaklığıyla ifşâ ediyor.
Kitabı
okuyanların belki en çok şaşıracakları nokta, kimilerine göre “Filistin’in
kurtuluşu için savaşan ilk milletlerarası devrimci ve efsanevî gerilla lideri”,
kimilerine göreyse “gözünü kırpmadan adam öldüren, 20’nci yüzyılın en çok
aranan teröristi” olan Carlos’un, Türkiye başta, her ülke hakkında sahip olduğu
o müthiş tarih bilgisi yanında, çok yönlü bir “akademisyen” formasyonuna sahip
bir insan diliyle konuşması... Kitabı okurken, karşınızda konuşanın bir “terör
efsanesi” olduğunu çoğu zaman unutuyor, kendinizi bazen bir siyasî analist,
bazen bir tarihçi, bazen bir iktisatçı, bazen bir sosyolog, bazen bir
antropolog, bazen de bir hukukçuyu dinler gibi hissediyorsunuz.
Fakat
tüm bu “ciddi” analizlerin peşinden, karşınızdakinin aslında bir “akademisyen”
olmadığını hemen hatırlatıcı ve Carlos’un ustalıkla kullandığı o “hiciv”, o
“ironi” becerisi bekliyor sizi. Silahta olduğu gibi, besbelli mizahta da hedefi
on ikiden vurucu bir silahşor şu çakal Carlos!...
“Çakal
Carlos”, hâlen bir Fransız cezaevinde, aldığı müebbet hapis cezasını çekiyor
olsa da, “hasımları” tarafından henüz “işi bitirilmiş bir düşman” olarak
görülmüyor. Carlos’un tâbiriyle, kendisiyle “hiç kesintisiz uğraşılıyor”.
Kitabın arka kapağındaki şu sözler de ona ait:
- “Ben
alelâde bir siyasî mahkum olarak görülmüyorum ve günün birinde öldürüleceğimi
de biliyorum. Birçok kişi benim yok edilmemi istiyor ve o günü hasretle
bekliyor… Ama ben ‘yaşayan bir şehit’ olarak hâlâ hayattayım, mücadeleye devam
ediyorum… Ve bundan gurur duyuyorum.. Ve de örnek olmaya, diğerlerini direnişe
yüreklendirmeye bundan sonra da devam edeceğim.”
Kitap
hakkında konuşulacak daha pek çok şey olsa da, biz en iyisi keşif zevkini bu
kitabı stantlardan alıp okuyacak olanların takdirine bırakalım. 356 sayfalık
kitap hakkında ilgilenenlere şu bilgiyi sunarım:
SÖZ
ÇAKAL CARLOS’TA
İfşâlar-Konuşmalar-Yazılar
Yazar:
Ilich Ramirez Sanchez (Salim Muhammed)
Çeviren:
Hayreddin Soykan
Yayınevi:
Tahkim
Yayın
Yeri: İstanbul
Yayın
Yılı: 2010
ISBN:
978-605-882-520-8