ANA SAYFA HABERLER DERGİLER BAYİ ADRESLERİ BİZE YAZIN İRTİBAT
SON HABER:  

28 ŞUBAT YARGILANSINAKADEMYA PANELLERİİBDA KÜLLİYATI İNDEKSLERİKALEMİNDEN MİRZABEYOĞLUKÜRT MESELESİRÖPORTAJLARSÖZ ÇAKAL CARLOSTA

- NECİB FAZIL -- SALİH MİRZABEYOĞLU -ABDÜLHAMİD KOÇAAHMED EYMENAKADEMYAALİ NACARAV. ALİ RIZA YAMANAV. GÜVEN YILMAZAYŞEGÜL AHFABİLGEHAN ERENCOYOTTEDR. NEVZAT ŞİPLEMEFATİH TURPLUGÖKHAN GÜMÜŞGÜLÇİN ŞENELHAKAN YAMANHAYREDDİN SOYKANHÜLYA UYARİKTİBASKÂZIM ALBAYRAKKENAN DURUMAHMUD E. DURUMÜJDE BAYRAMMUSTAFA SEÇKİNEROĞUZ YILDIRIMÖMER EMRE AKCEBEOSMAN AKYILDIZREHA SUVARİREİ TAKAHARARUKİYE AVCIRUKİYE ŞENELSEDAT BULUTSELÇUK ARSLANSELİM GÜRSELGİLSENCER EKİNSEZAİ KIRLANGIÇSİZDEN GELENLERTURAN DEMİRÜMİT ELÖNÜZELİHA KILIÇPARLAR

SÖZ ÇAKAL CARLOSTA
Seçtiklerimiz Paylaş
Carlos"un Lübnanlı Avukatı Konuştu (Adem Özköse, Haftalık Gerçek Hayat)
Eklenme: 2011-01-05

Çakal Carlos’un Avukatı

Gerçek Hayat’a Konuştu:

CARLOS YAŞAYAN

BİR EFSANEDİR

 

Röportaj: Adem Özköse / Gerçek Hayat Dergisi,

3 Ocak 2011

 

 

Mavi Marmara gemisini karşılamak için Türkiye’ye gelen Çakal Carlos’un Lübnanlı avukatı Hani Süleyman, Carlos’un hayatında gizli kalan yönlerin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Efsane militanın hayatını anlatan filmlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Hani Süleyman; “Çakal Carlos’un yaşı artık 60’ı geçti. Fakat o hâlâ yetmişli yılların fikirlerini savunuyor ve dünyanın bir gün değişeceğine inanıyor” dedi.

 

 

Çakal Carlos’la ilk tanışmanız nasıl gerçekleşti?

Sudan ve Fransız istihbaratı düzenledikleri ortak operasyonla Çakal Carlos’u yakaladılar. Carlos daha sonra özel bir uçakla Sudan’dan Fransa’ya getirildi. Carlos’un yakalanmasında o dönemin Sudan’daki güçlü ismi Hasan Turabî’nin de katkısı oldu.

Siz böyle diyorsunuz; fakat Turabî bu suçlamayı kabul etmiyor. Turabî ile Sudan’da görüşüp bu iddiayı sorduğumda Carlos’un Fransa’ya teslim edilmesinde hiçbir payının olmadığını söylemişti.

Ben Carlos’un yakalanmasında Turabî’nin ve El Beşir’in parmağının olduğunu düşünüyorum. Carlos da bu konuda benim gibi düşünüyor. Çünkü Turabî veya El Beşir’in haberi olmadan Sudan istihbaratı Carlos’u Fransa’ya veremezdi. Sudan’la Fransa arasında Carlos’un teslim edilmesi şartıyla bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre Sudan terörist ülkeler listesinden çıkarılacak ve Fransa Sudan’a yüklü miktarda maddî yardımda bulunacaktı. Fakat Fransa sözünde durmadı ve Sudan’a verdiği vaatleri yerine getirmedi. Carlos’la ilk tanışmamız cezaevine girdikten sonra oldu. Ortak bir arkadaşımız beni aradı ve Carlos’un kendisinin avukatı olmamı istediğini söyledi.

Çakal Carlos’la bir araya geldiğinizde ona avukat olarak sizi istemesinin nedenini sordunuz mu?

Evet, sordum.

Neler söyledi?

Yetmişli yıllarda Kozo Okamoto isminde [sonradan müslüman olan Japon Kızılordu militanı] Japonyalı bir genç vardı. Okamoto ve arkadaşları Filistinlilerin mücadelesine destek vermek için Telaviv’deki havaalanında İsrail askerlerine yönelik [Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ve Japon Kızılordu ortak operasyonu hâlinde] büyük bir eylem gerçekleştirdiler. Bu eylem sonucu 40’ın üzerinde İsrail askeri hayatını kaybetti. Okamoto saldırıdan sonra yakalanıp cezaevine girdi. Ahmet Cibril’in liderliğini yaptığı Halk Cephesi Genel Komutanlığı Okamoto’yu ve ve başka esirleri İsrail’in elinden kurtarmak için 3 İsrail askerini kaçırdı. İsrail ile Halk Cephesi arasında yapılan esir değişiminde İsrail Okamoto’yu da serbest bırakmak zorunda kaldı ve Okamoto Lübnan’a getirildi. Lübnan’a getirildikten sonra bu sefer de Lübnan yönetimi tarafından tutuklandı. Bunun üzerine ben bir organizasyon yaptım ve iki yüzden fazla avukatla Okamoto’yu savunacağımızı ilan ettik. Çakal Carlos da Okamoto’yu savunmak için yaptığımız çalışmaları gazete ve dergilerden okumuş. Bunun üzerine benim kendisinin avukatı olmamı istemiş.

Carlos o dönemler basın tarafından cani bir terörist olarak gösteriliyor.

Batı basını, özellikle de Fransa ve İsrail medyası Carlos’la ilgili onu karalayıcı haberler veriyorlardı. Fakat bana göre Carlos, uluslararası bir devrimci ve mazlum Filistin halkının dostudur. Carlos, Filistinlilerin direnişine destek vermek için birçok İsrail askerini öldürdü. Ben Carlos’a Filistinliler için verdiği mücadele nedeniyle saygı duyuyorum. Carlos’u bir terörist olarak değil, fedakâr bir direnişçi olarak görüyorum.

Carlos yaklaşık 17 senedir Fransa’da cezaevinde. Fakat geçmişte yaptığı işlerle ve yaptığı açıklamalarla gündemden düşmüyor. Siz onunla yıllarca bire bir görüştünüz. Nasıl bir adam Çakal Carlos?

Carlos ilerleyen yaşına rağmen heyecanını hiç kaybetmedi. Carlos’la konuştuğunuzda 18 yaşındaki devrimci bir gencin heyecanını hissedersiniz. Carlos, İsrail ve Amerika’nın ancak silahlı eylemlerle yıkılacağına inanıyor. Ayrıca siyonist ve emperyalistlerin işledikleri suçlar nedeniyle bedel ödemeleri gerektiğini savunuyor. Carlos, hayatı boyunca bu fikri savundu. Sanırım ölene kadar da bu fikri savunacak... Carlos’un yaşı 60’ı geçti; fakat o hâlâ yetmişli yılların fikirlerini savunuyor ve dünyanın bir gün değişeceğine inanıyor.

Carlos’un hayatını anlatan filmlerde, gerçekleştirdiği eylemlerin birçoğunu para kazanmak için yapan, kadın ve kumar düşkünü bir adam imajı çiziliyor.

Çakal Carlos, Filistin davasına sahip çıkan ve kendini dünyanın bütün mazlumlarının dostu olarak gören bir devrimcidir. Birçok Arap ve Filistinli onu bir kahraman olarak görüyor ve insanlar Carlos’un fikirlerinden etkileniyorlar. Carlos’un hayatını anlatan filmler gerçeği yansıtmıyor ve bu filmler Carlos’u karalamak için kullanılıyor. Carlos bütün devrimciler gibi birtakım ahlakî değerleri olan bir insan... Ben Carlos’un para için değil, idealleri için böyle bir mücadelenin içinde olduğunu düşünüyorum. Carlos yaptığı açıklamalarla kendisi hakkında çekilen filmlerin doğruları yansıtmadığını ifade ediyor. Carlos’un hayatında gizli kalan yönler ortaya çıkarılmalı... Çünkü Çakal Carlos bir döneme damgasını vuran, yaşayan bir efsanedir.

Carlos, Usame bin Laden gibi birçok ünlüyle bir araya geldiğini ifade ediyor. Bu görüşmeler sizce de gerçekleşmiş midir?

Doğru olma ihtimali çok yüksek. Çünkü bu tür insanların yolları mutlaka bir gün kesişir. Carlos’u ziyarete gittiğimde onunla saatlerce konuşurduk ve bana hayatından bahsederdi. Özellikle de Filistin için gerçekleştirdiği eylemleri anlatır ve bu eylemlerle gurur duyduğunu söylerdi. Carlos son derece cüretkâr birisidir. Fransa’da mahkemede yargılanırken hâkimlerin yüzüne karşı; “DÜZENLEDİĞİM EYLEMLERDE ÇOĞU KOMUTAN OLMAK ÜZERE 60’DAN FAZLA İSRAİLLİ ASKERİ ÖLDÜRDÜM. BU EYLEMLERİMLE GURUR DUYUYORUM, BANA İSTEDİĞİNİZ CEZAYI VEREBİLİRSİNİZ.” demişti. Ben buna bizzat şahit oldum. Fransızlar, Carlos’a gerçekten büyük zulümler yaptılar. Fakat Carlos umudunu hiç kaybetmedi. Şu ân bile cezaevinden yaptığı açıklamalarla Irak ve Filistin direnişine destek veriyor. Lübnan’da ve diğer Arap ülkelerinde düzenlenen direnişe destek kongrelerinde Carlos’un cezaevinden gönderdiği mesajlar okunuyor. On binlerce Arap ve Filistinli Çakal Carlos’u bir kahraman olarak görüyor. Geçtiğimiz aylarda Çakal Carlos’un eşi ve avukatı olan Isabelle Hanım Beyrut’a geldi ve katıldığı bir programda Carlos’un mesajını okudu. Carlos bu mesajlar sayesinde insanlarla olan irtibatını sürdürüyor ve dünyaya fikirlerini anlatıyor. Carlos’un İsrail’e karşı verilen mücadelede en çok umut beslediği ülkelerden biri de Türkiye... BUNDAN DOLAYI TÜRKİYELİ MİLİTARİST VE DEVRİMCİ HAREKETLERLE [İBDA] İLİŞKİLER KURUYOR. HATTA CARLOS’UN AVUKATLARI ARASINDA TÜRKİYELİ AVUKATLAR DA VAR [Av. Hasan Ölçer, Av. Güven Yılmaz, Av. Ahmet Arslan, Av. Ali Rıza Yaman]. Carlos bana göre çok iyi bir stratejist ve derin bir entellektüel. Carlos ayrıca 8 dil biliyor ve Arapçayı çok iyi konuşuyor.

Mavi Marmara gemisine yönelik İsrail saldırısında bacaklarınıza iki kurşun isabet etmişti. Carlos, İsraillilerin onun avukatı olduğunuzu bildikleri için size özellikle saldırdıklarını söylüyor. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

İsrailliler beni iyi tanıyorlar. Gazze’ye yönelik son saldırı esnasında biz bir grup aktivistle birlikte Lübnan’dan Gazze’ye doğru yola çıkmıştık. Hedefimiz Gazze’ye yönelik ambargoyu kırmaktı. İsrailliler o zaman da bize saldırdılar ve bizi gözaltına aldılar. Hem Çakal Carlos gibi birinin avukatlığını yapmam nedeniyle hem de Filistin halkının mücadelesine destek verdiğim için sanırım İsrailliler beni sevmiyorlardır.

Mavi Marmara gemisini karşılama törenine de katıldınız ve aylar sonra tekrar Mavi Marmara’ya bindiniz. Gemiye tekrar binince neler hissettiniz?

Gemiye bindikten sonra gemide vurulduğum yeri buldum ve iki rekât şükür namazı kıldım. Türkiyeli kardeşlerimin Mavi Marmara’ya dokunmak için birbirleriyle yarıştıklarını gördüm. Bu görüntüyü ölünceye kadar unutmayacağım. Kudüs’e, Filistin’e dönüşümüz Mavi Marmara ile tekrar başladı. İnşallah zafer bizim olacak...

 

....................................................................................................

 

Profesyonel Militan:

ÇAKAL CARLOS

 

Gerçek ismi tam olarak Ilich Ramirez Sanchez... Fakat herkes onu Çakal Carlos lakabıyla tanıyor. Çakal Carlos 25 Mart 1949 yılında Marksist bir ailenin çocuğu olarak Venezüela’nın Caracas Hastanesi’nde dünyaya geldi. 1966 yılında annesi ve kardeşleriyle birlikte İngiltere’ye gitti ve Londra’da üniversite eğitimi gördü. Uzun bir dönem Marksist gençlik örgütlenmelerinin içinde yer alan Carlos, 1975 yılında Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin kamplarında sıkı bir eğitimden geçtikten sonra İsrail’e karşı savaşmaya başladı. Daha sonraki yıllar İsrail’e karşı verdiği mücadeleyi Batı’nın büyük şehirlerine taşıyan Carlos, İsrail’le ilişkisi olan birçok banka, dernek, gazete ve elçiliğe bombalı saldırıda bulundu. 1980 yılında dünyanın en çok aranan adamı olarak ilan edilen Carlos; CIA, Mossad, Interpol ve Fransız istihbaratını birçok kez atlatmayı başardı. Çakal Carlos özellikle yakalanmamaktaki başarısı, zekası ve cesaretiyle zamanla bir efsaneye dönüştü. Hakkında onlarca kitap yazıldı ve hayatını anlatan filmler çekildi. Viyana’daki OPEC toplantısı esnasında aralarında 10 petrol bakanının da bulunduğu 70 kişiyi rehin alması ve olay sonrası rehineleri Cezayir’e kaçırması bütün dünyada şaşkınlığa neden oldu. Daha sonraki yıllar özellikle Fransa’ya yönelik eylemler gerçekleştiren Carlos, bir dönem Fransız devletinin korkulu rüyası hâline geldi. Carlos, 25 yıl süren bir kovalamacanın ardından 1994 yılında Fransız ve Sudan istihbaratının ortaklaşa düzenledikleri bir operasyon sonucu yakalandı. Fransız hâkimler tarafından üç yıl boyunca yargılanan Carlos, karar mahkemesinde 4 saat savunma yaparak sözlerini şu şekilde tamamladı: “SİZLER BENİ YARGILAMA HAKKINA SAHİP DEĞİLSİNİZ. ASIL BEN SİZİ SÖMÜRDÜĞÜNÜZ, FAKİR BIRAKTIĞINIZ HALKLAR ADINA YARGILIYORUM. BENİM VATANIM BÜTÜN YERYÜZÜDÜR. KARDEŞLERİM DE EZİLEN, SÖMÜRÜLEN HALKLARDIR.” Mahkeme sonrası müebbet hapis cezasına çarptırılan Çakal Carlos, yargılanma esnasında tanıştığı Fransız Avukat Isabelle Coutant Peyre ile evlendi. Bir zamanlar Marksizm’e inanırken daha sonra Müslüman olan Carlos, hâlen Fransa’da bir cezaevinde tutuluyor. Türkiye’de yayınlanan haftalık BARAN dergisine dönem dönem yazılar yazan Carlos’un ayrıca Türkçeye çevrilmiş iki de kitabı bulunuyor [Tahkim Yayınevi’nden geçtiğimiz günlerde çıkan SÖZ ÇAKAL CARLOS’TA ve Elips Yayınları’ndan çıkan DEVRİMCİ İSLÂM.]




Dergimizin Son Sayısı Çıktı!
Sayı: 2 - II.Dönem Güz 2011



Anasayfa | Yazılar | Haberler | Seçtiklerimiz | Dergiler | Dergi Aboneliği
Künyemiz | Hakkımızda | Bayilerimiz | Dergimize Yazın | Web Sitemize Yazın
                                 Copyright © Telif Hakları AKADEMYA'ya Aittir