Anadolu’nun Kurtuluşu
Filistin’in, Afganistan’ın,
Irak’ın,
Kafkasya’nın, Balkanlar’ın
Kurtuluşudur
Müjde Bayram
Türkiye’de borç batağındaki büyük
şirketlerin, şirketlerini kurtarmak maksadı güderek 1999-2000’li yıllarda Batı
Sermayesiyle gerçekleştirdikleri antlaşmalar, Türkiye’yi Global Ekonomik
İşgalin baş aktörü hâline getirdi. Türkiye resmî ağızlardan söylenmeyen AB
üyeliğini 2000’li yıllarda bünyesindeki şirketler aracılığıyla
gerçekleştirirken, bu antlaşmaya göre dizayn edilen bir hükümet ile de bu şirketler
desteklendi.
Türkiye Serbest Piyasasının % 80’i
Batı Sermayesinin elinde. Bu, Türkiye’nin %80’i demek. Bu aynı zamanda, her ferdin
hürriyetinin % 80 elinden alınmış olduğu şeklinde de yorumlanabilir. Evinin,
işinin, hayatının %80’lik kısmının Batı Sermayesi yoluyla İPOTEK altına
alındığının ifadesi.
“Biz batarsak Türkiye batar’’
diyen bu şirket yetkilileri için Türkiye’nin batması önemli değil. Çünkü % 80’lik
yabancı sermaye ile Türkiye’yi Batıya satanlar, Türkiye’nin % 80’lik Yabancı
Sermayenin Çekilmesi ile 1 SAAT içinde İFLAS edeceğini biliyorlar.
Peki Türk Milleti bunu biliyor mu?
Eski deyimi ile bir Sömürü Devleti, Bir Manda, Bir Koloni olduğunu. Hiç
sanmıyorum. Öyle olsaydı bu şirketlerin tekeli ve güdümünde olan büyük
alışveriş merkezlerinden ve bu merkezlerdeki sözkonusu şirketlere ait büyük
marketlerden alışveriş yaparak, sadece ferdî hürriyetini değil, insanlığını da
% 80 ile Batıya satmazdı!
1996 yılında bir panelde Roger
Garaudy şunları söylemişti; “Çocuklar şundan emin olun ki, 1 şişe Coca
Cola dahi içmeyerek ABD’yi sarsabilirsiniz.’’
Değil sarsmak, bizler onu
kükrettik! Irak’ı verdik, Afganistan’ı veriyoruz, Anadolu’yu çoktan vermiştik.
Şimdi de şuursuzca Kudüs için gözyaşı döküyoruz.
Cebimizdeki paradan evimizdeki
eşyaya, üzerimizdeki kıyafetten hanemizdeki kelle sayısına kadar HİSSEDAR kılındığımız
BATI SERMAYESİ ile bütün bu işgallerin “taraf”ı olduk.
1998 yılı itibari ile VATİKAN’a
yapılan BİAT’ın akabinde hortlatılan ve ellerinde patlayacak olan -en büyük
içtihatları!- BOP projesini ABD projesi olarak yutturanların, bu projenin ANADOLU’nun
bağrından çıkmış menfaatperest ve makamperestlerin bir projesi olduğunu
söylemesini mi bekliyorsunuz? “Türkiye ve Türk Milleti için PKK’dan başka
düşman yoktur” mantığını monte edenlerin, kendi servetleri için BATI ile
gerçekleştirdikleri ilişkilerindeki İHANETİ ve bunun üzerine kurulu olan DAHİLÎ
DÜŞMANLIKLARINI itiraf etmelerini mi bekliyorsunuz?
Her şey bir tarafa, ruhî ve zihnî
olarak da bu İHANETE İŞTİRAK edildiğinizi görmüyor musunuz…
Adama bakıyorsunuz AB karşıtı ama,
AB fonundan PARA almış! Adama bakıyorsunuz “Kahrolsun ABD” sloganı
atıyor ama, saç stilinden kıyafetine kadar baştan aşağıya ABD sömürüsüne nişâne
bir giyim tarzına sahib!
Böyle bir Anadolu, gerek inanç
gerekse ideolojik anlamda halkı ele geçirilmiş, kullanılmakta olan bir
Anadolu’dur. Bu Anadolu, evvela BATIYA ve SERMAYESİNE peşkeş çekilen ruh ve
zihnindeki bütün meseleleri, KENDİNE HAS USLÛBU İLE yeniden şekillendirmelidir.
Anadolu ve Anadolulu, kendinde gerçekleştireceği ŞUUR açılışı ile yırtabilir ancak
üzerindeki ağı. Bu AĞIN yırtılmasıdır ANADOLU’yu yeniden hürriyetine
kavuşturacak olan.
Unutulmamalıdır ki, Anadolu’nun Kurtuluşu,
Filistin’in, Afganistan’ın, Irak’ın, Kafkasya’nın, Balkanlar’ın Kurtuluşudur.
Bu beldelerin kurtuluşuysa, Dünyanın Kurtuluşu! Ve KENDİNE HAS USLUBU ile
meseleleri çözebilen İNSAN kimse, Anadolu’yu kurtaracak olan da odur; yani
O’dur!
Aylık Dergisi, Haziran 2010