ANA SAYFA HABERLER DERGİLER BAYİ ADRESLERİ BİZE YAZIN İRTİBAT
SON HABER:  

28 ŞUBAT YARGILANSINAKADEMYA PANELLERİİBDA KÜLLİYATI İNDEKSLERİKALEMİNDEN MİRZABEYOĞLUKÜRT MESELESİRÖPORTAJLARSÖZ ÇAKAL CARLOSTA

- NECİB FAZIL -- SALİH MİRZABEYOĞLU -ABDÜLHAMİD KOÇAAHMED EYMENAKADEMYAALİ NACARAV. ALİ RIZA YAMANAV. GÜVEN YILMAZAYŞEGÜL AHFABİLGEHAN ERENCOYOTTEDR. NEVZAT ŞİPLEMEFATİH TURPLUGÖKHAN GÜMÜŞGÜLÇİN ŞENELHAKAN YAMANHAYREDDİN SOYKANHÜLYA UYARİKTİBASKÂZIM ALBAYRAKKENAN DURUMAHMUD E. DURUMÜJDE BAYRAMMUSTAFA SEÇKİNEROĞUZ YILDIRIMÖMER EMRE AKCEBEOSMAN AKYILDIZREHA SUVARİREİ TAKAHARARUKİYE AVCIRUKİYE ŞENELSEDAT BULUTSELÇUK ARSLANSELİM GÜRSELGİLSENCER EKİNSEZAİ KIRLANGIÇSİZDEN GELENLERTURAN DEMİRÜMİT ELÖNÜZELİHA KILIÇPARLAR

DR. NEVZAT ŞİPLEME
Yazıları Paylaş
Emperyalist Domuzun Gribi
Eklenme: 2011-01-01 | Okunma: 502

Emperyalist Domuzun Gribi

Dr. Nevzat Şipleme

 

“Virüs, tabiattaki en basit canlı türlerinden bile daha basit bir yapıya sahibtir. Bildiğimiz gibi bakterilerin vücudu yalnızca tek bir hücreden oluşan yalın bir anatomiye sahiptir. Fakat virüslerin vücudu bir hücreden bile oluşmaz. Yalnızca hücreyi oluşturan temel yapıtaşlarının çok az bir miktarının yine kompleks bir yapı oluşturmalarından meydana gelmiştir”

Bir hücreden bile oluşmayan, “protein, enzim ve nükleik asitler”den oluşan basit bir yapıya sahip olmasına nazaran “ne amaç uğuruna kendini çoğaltmaya çalıştığı ve canlı-cansız formları arasında nasıl gidip geldiği” bilinemeyen, ama birbirlerinden güç alarak her geçen gün daha dirençli hâle gelmekte olan yaratıklardır virüsler.

Mevzuumuz virüsler değil, ancak metrenin milyarda biri “nm: nanometre” ile ölçülebilen bir hücrenin sahib olduğu komponentlere bile sahib olmayan bu yaratıkların bir hurucuna şahitlik ediyor dünya. Batıda Hıristiyan mitolojisine atfen “Mahşerin dördüncü atlısı” benzetmelerine mevzu olması da bu yüzden olsa gerek…

Sen bir taraftan “Mars’a” git, diğer taraftan elektron mikroskobu ile görebildiğin bir canlıya madara ol. Bakalım neler olacak. SARS, kuş gribi, KKKA, derken şimdi de bu…

Domuz gribi: Meksika merkezli domuz çiftliklerinden dünyaya yayılmış olan İnfluenza A H1N1 virüs tipinin yol açtığı bir grip hastalığı. Daha tehlikeli alt tipleri ile beraber…

Domuz gribi denmesinin sebebi hastalığın domuzlarda bulunması ve domuzdan insana geçen bir virüs türü ile oluşması. Özelliği de insandan insana da kolaylıkla bulaşabilmesi.

Tipik belirtileri: Kırk dereceye kadar çıkan yüksek ateş; baş, eklem ve kas ağrıları; öksürük, halsizlik ve iştahsızlık. Bazı hastalarda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, bulantı, kusma ve ishal de görülebilir. Bu gribi hemen her kış yakalandığımız gripten ayıran husus, yeni ve dirençli bir virüs türü ile oluşması. Aksi hâlde, belirti ve bulgular yönü ile pek farkı bulunmuyor.

Acil müdahale gerektiren haller ise: Zor nefes almak veya nefes darlığı, şuur bulanıklığı, sık ve uzun süreli kusma.

Domuz gribi âdeta bir "fenomen" hâline geldiğinden, normal bir gribi anlatır gibi anlatmak da kanaatimizce doğru değil. Abartılı davranışlar ortaya çıkıyor böyle olunca…

Halkımız için söyleyecek olursak; bulaşma, öncelikle direkt bu hastalığa yakalanmış bir insanla karşılaşmak, aynı ortamı paylaşmış olmak gibi şartlarda beklenir. Hasta kişilerle karşılaşmış olanlarda yukarıda bahsedilen belirtiler görülecek olursa, en yakın sağlık kuruluşuna, mümkünse bir hastahaneye ve daha iyisi bir intaniye kliniğine müracaatı tavsiye edilir. Aksi halde her boğazı ağrıyan ve her ateşi yükselen kendisinin domuz gribi hastalığına yakalandığı şübhesine kapılırsa doğru yapmış olunmaz.

Diğer taraftan, ihmale gelmez yönü elbette ki var. Zira vaktiyle milyonlarca insanın öldüğü pandemileri görmüştür bu koca dünya. Korkunun kaynağı biraz da bu tür hassasiyetler.

Nerede gerçeklik, nerede psikolojik harb, nerede zaaf, nerede manipülasyon olduğunun farkına varmak gerek… Ve esas düşmanın!

Bu yazının kaleme alındığı dönemlerde verilen bilgilere göre Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribinin 120 ülkede, 77 bin 201 kişiye bulaştığını, 332 kişinin hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Bir Amerikan operasyonu etmez… Irak, Afganistan, Somali…  

Ve Dünya Sağlık Örgütü, hastalık ile alâkalı olarak önce salgın hastalık uyarısında bulunurken, sonra en yüksek seviye olan altıya çıkarıldığını açıkladı salgın seviyesinin. Bu, kıtalar arası salgın seviyesi demek…

 

BATICI EMPERYALİST-KAPİTALİST-MATERYALİST İMALAT

Nasıl ortaya çıkıyor? Kapitalist ahlaksızlığın deveyi hamuduyla götürme sevdalarının etkileri, hatta malum GDO uygulamalarının bu süreçteki rolü dikkat çekilmesi gereken hususlardır. Gerisini, Aykut Kılıç’ın tercüme ettiği ve kısaltılmış hali The Guardian'da basılan, ilk olarak 27 Nisan 2009'da ABD'deki socialistworker.org sitesinde yayınlanmış olan makaleden takib edelim:

 “Altı yıl önce Science dergisi, Bernice Wuetrich tarafından hazırlanan başyazısında, 'yıllar süren durağanlığın ardından Kuzey Amerika domuz gribi virüsünün hızlı bir evrim rotasına girdiğine' dair delillere yer verdi. (...)

Fakat domuz gribinin evrimini hızlandıran nedir? Muhtemelen kuş gribinin yeniden üremesine yardımcı olan şeyle aynı.

Virologlar uzun bir süredir Güney Çin'deki entansif tarım sisteminin -pirinç, balık, domuzlar ile evcil ve vahşi kuşlardan oluşan son derece üretken bir ekoloji- gribin hem mevsimlik 'sürüklenme' hem de dönemlik genetik 'kayma' şeklinde gerçekleşen mutasyonundaki en önemli faktör olduğunu düşünmekteler. (Tıpkı 1997'de görülen H5N1 virüsünde olduğu gibi çok nadir olarak doğrudan kuşlardan domuzlara ve / veya insanlara sıçrama da gerçekleşebilir.)

Fakat çiftlik hayvanları üretiminin şirketler vasıtasıyla endüstrileşmesi, Çin'in gribin evrimi üzerindeki tabiî tekelini kırmıştır. Birçok yazarın işaret ettiği üzere, geçtiğimiz birkaç on yıl içerisinde, hayvan yetiştirme, okul kitablarında resmedilen mutlu aile çiftliklerinden ziyade, daha çok petrokimya endüstrisini andırmaya başlayan bir şeye dönüşmüştür. (...)

Geçen sene Pew Araştırma Merkezi tarafından oluşturulan özel bir komisyonun 'endüstriyel çiftlik hayvanı üretimi' üzerine yayınladığı önemli rapor akut bir tehlikeyi vurguluyordu: 'Büyük hayvan sürülerinin barındırdığı daimi virüs döngülerinin, mutasyon ve yeniden bir araya gelme olayları aracılığıyla yeni bir virüsün ortaya çıkma imkanlarını artıracak. Böylesi bir durum insandan insana bulaşmanın daha etkin bir hâle gelmesiyle sonuçlanabilir.'

Komisyon ayrıca domuz fabrikalarında (kanalizasyon sistemi veya insanî bir ortama ucuz bir alternatif olarak) gelişigüzel antibiyotik kullanımının dirençli Staph enfeksiyonlarının ortaya çıkmasına, aynı zamanda kabızlık haplarının koli basili salgınlarına ve Caroline'daki nehir ağızlarında bir milyar balığı ve hastalık kapan onlarca balıkçıyı öldüren ve 'cehennnemden gelen tek hücreli' olarak adlandırılan Pfiesteria'nın yaygınlaşmasına sebeb olduğunu ifade ediyordu.

Fakat bu yeni patojen ekolojiyi ıslah etmeye yönelik herhangi bir çaba, Smithfield Foods (domuz) ve Tyson (tavuk) gibi çiftlik hayvanı şirketlerinin sahip olduğu canavarca gücü karşısına almak zorundadır. Başkanlığını Kansas Valisi John Carlin'in yapmış olduğu Pew komisyonu, ortaklaşa yapılan araştırmalara sağlanan malî desteğin kesilmesine yönelik küstahça tehditler de dahil olmak üzere şirketlerin araştırmalarını nasıl sistematik bir şekilde engellediğini rapor etmiştir.

Ayrıca, bu ziyadesiyle 'küreselleşmiş' ve eşit derecede milletlerarası siyasi güce sahib bir endüstridir. Tıpkı Bangkok merkezli kümes hayvanları üreticisi Charoen Pokphand'in Güneydoğu Asya'da kuş gribinin yayılmasındaki rolüne ilişkin incelemeleri sümen altı edebildiği gibi, domuz gribi salgınına ilişkin epidemiyolojik araştırma da domuz endüstrisinin şirket duvarına toslayacaktır.

Bu dumanı hala tütmekte olan silahın asla bulunamayacağı anlamına gelmemektedir: Halihazırda Meksika basınında gribin merkez üssünün Veracruz eyalatinde, Smithfield Foods'a ait devasa bir şirket olduğuna ilişkin dedikodular dolanmaktadır.”

 

REÇETE: ANTİEMPERYALİST ŞUUR VE TIBB-I HAKÎM

Bütün bunlardan sonra anlaşılması gereken hakikat halinde söylersek: Temelde kurtulunması, dikkat edilmesi gereken Amerikalılar yahut Meksikalılar değil, bir tür Amerikan-Batı mikrobu olan emperyalist-kapitalist-materyalist mantıktır… Ülkeden –şuurdan- defedilmesi gereken esas virüs budur: “Emperyalist domuz”. Zira meselenin müsebbibi açıkça emperyalist-kapitalist zihniyettir, şuurdur, reflekstir…

Bu kadar sözden sonra şunu rahatça söyleyebileceğimizi düşünüyorum: Domuz gribi emperyalist-kapitalist dünyanın hediyesidir 21.ci yüzyıl insanına… Bu, komplo teorilerine malzeme olduğu gibi, kontrol altında olan kasıtlı bir hâl de değildir. Kanaatimize göre bir zaaf, isteğe bağlı değil kontrol dışı ortaya çıkan bir durum… Bunun yanında piyasaya sürülen komplo teorilerinin mevzuu saptırmaya, ortaya çıkmış olan emperyalist zaafı örtbas etmeye yönelik bir komplo olduğunu düşünüyorum… Tersinden  komplo…

Buradaki temel başarı kanaatimizce emperyalist enformasyon ağının hadiseyi manipüle edebilme kabiliyetidir. Düşmanını, muhatabını, muarızını iyi tanırsan, onu istediğin gibi manipüle edebilir, istediğin gibi yönlendirebilir, istediğin gibi düşünmesini sağlayabilir, istediğin gibi politik manevralar yapmasını sağlayabilirsin. Bunu iyi yapıyor gidinin oğlu.

Öyle bir tezgah ki, kazansa da kazanıyor, kaybetse de kazanıyor… Irak'ta üç günde savaş bitecek, hakimiyet tesis edilecekti meselâ. Tutmayınca ortaya sürülen şayia, “zaten biz bir düzen sağlanmasını istemiyoruz ki; oradaki kargaşa işimize geliyor” teranesi oldu. Domuz gribi başına-ayağına dolanıyor, sonra "ben yaptım". Buradan bile güç devşirme derdinde. Yersen. O günler bitti.

Tüm dünyada “Müslüman yüreklere; insan yüreklere” çarptıkça etkisini kaybeden ve küle dönen “emperyalist domuzlar diktatoryası”; kuduran, saldırganlaşan, hayvanlaşan, kontrolünü kaybeden, her türlü hastalığın ve pisliğin kaynağı "emperyalist şuur" son günlerini yaşamaktadır Allah’ın izniyle. Domuz gribiyle mücadele konsepti budur bizce.

Kendi habis şuurunu dünyaya enjekte etmek gayretinde olan emperyalist-kapitalist Batıcı zihniyet, insanlığın ve insanca yaşayabilirliğin biricik düşmanıdır. Evet doğrudur, bu bir "hayat biçimi" mücadelesidir.

Bu süreçte, kapitalist-emperyalist-materyalist mikropla enfekte olmuş şuurlarımızdır kurtulmamız gereken; ve “kendi dünyamızın”, “yaşanmaya değer hayatın” inşaı ihtiyacını algılayabilecek seviyeye gelmektir olması gereken.

Tıbb-ı Hakîm?

 Aylık Dergisi, Aralık 2009

Bu Yazı için İlk Yorumu Sen Gönder
İsim
Email
Mesaj



Dergimizin Son Sayısı Çıktı!
Sayı: 3 - II.Dönem Yaz 2012



Anasayfa | Yazılar | Haberler | Seçtiklerimiz | Dergiler | Dergi Aboneliği
Künyemiz | Hakkımızda | Bayilerimiz | Dergimize Yazın | Web Sitemize Yazın
                                 Copyright © Telif Hakları AKADEMYA'ya Aittir